Archive for December, 2007

Değişim

Sunday, December 30th, 2007

Yeni yıla değişiklikle girmek istedim. Şablonlar birbirine girdi. Banner ortada düdük gibi kaldı yazılar başka yöne resimler başka yöne kaçtı ama sonunda başardım. Biyonikçim olmuş mu bir bak. Ben onay delisiyim bakacaksın tamam olmuş diyeceksin yoksa içim rahat etmez benim :):)
Bu arada üst üste yazı yazınca aşağıdaki yazı güme gider. Eğer okumazsanız nasıl erkek oynattığımızı kaçırırsınız valla :):)
2008′de görüşmek üzere.

Boncuk Toplantısı

Sunday, December 30th, 2007

Herşey Nalan’ın taa Dubailerden şimdi İstanbul’da fasılda olmak vardı demesiyle başladı. Taa aylar önceden herkes 29 Aralık’ı defterine yazdı. Ve sonunda AKM’nin önünde buluşuldu. Peripeti’de fal muhabetinden sonra Boncuk’a doğru yol aldık. Laleninbahçesi, Nurdanacar, Desertwind ve ben Boncuk’ta Zuz ile buluştuk.
Çok keyifli bir gece geçirdik. Blog dedikoduları, eski anılar falan derken çalgı çengi takımı geldi. Onlar çalmaya başlayınca yan masadan bir çocuk kendini ortaya attı valla utandım kız olarak ne oynamadır o öyle. Resmen şov yaptı. Bizim masadan kimse performans göstermedi adamdan sonra :):)Ben makinemi evde unuttuğum için gecenin resimlerini Nalan ve Nurdan’da göreceksiniz.
Ne çok şey konuştuk birkaç saatte neler paylaştık. Ne şoklar yaşadım, Lale abla’nın 26 yıllık evliliğine özendik masaca.Nalan’a gitme planları yaptık. Nalan bir ara o dönerken aynı uçağa bineceğiz diye korkmuş bile olabilir :):):) Ebrucuk İstanbul’a gelemeyince telfonla ona da yetiştik. Ne güzel ne güzel diye diye eve döndüm.
Ben blog yazmanın hayatıma kattığı güzellikleri çok seviyorum. Belki de hiç tanışma şansım olmayan insanlarla tanışıyorum tanışmakla da kalmıyor normalde paylaşmadığım kadar çok şey paylaşıyorum.İşte bunu çok seviyorum…
Mutlu yıllar herkese !!

İyi Seneler İyi Seneler İyi İyi Seneler

Friday, December 28th, 2007

Ben yılbaşından önceki haftayı çok seviyorum. Hani ön yeni yıl partilerinin yapıldığı her yerin ışıl ışıl olduğu günleri. Yılbaşı akşamına yapılan hazırlıkları.
Yeni yıldan beklentilerim çok. 2008 hayatımda bir sürü iyiye doğru değişikliğin olduğu bir yıl olsun. 2007 yılında ülke olarak yaşadığımız kötü olaylar son bulsun. Daha huzurlu ve mutlu günler yaşansın.

Çarşamba günü Miray Bebeğin 1. yaş günüydü. Zaman ne çabuk geçiyor. Miray için Suzan’a kurabiyeler ısmarlamıştım. 1 yaş ve bebekle ilgili üzerinde Miray yazan harika kurabiyeler geldi.
Bayıldım hepsine. Resimlerini çektim ama makine evde kaldı. En kısa zamanda resimleri ekleyeceğim. İyi ki doğdun Miray!!

Şimdilik benden bu kadar. Daha yeni yıl hediyeleri alınacak, ev parti evi haline gelecek, yemekler hazırlanacak. Eğer yeni yıla kadar bir daha yazamazsam şimdiden Mutlu Yıllar herkese !!!!

Kitaplar

Monday, December 24th, 2007

Okuduğum kitapları yazmamıştım uzun zamandır.İşte geliyorlar.

On Üçüncü Hikaye Diane Setterfield Ünlü insanların biyografilerini yazan Margaret ünlü bir yazardan teklif alır. Onun hikayesinin gizemlerini çözerken kendi hayatının gizemlerini de çözüyor. Margaret’in babasının kitapçı dükanını görmek isterdim. Kitaptaki bazı sahneleri okumak zor oldu. Kendine zarar verenler beni korkuttu. Yine de sonuna kadar merakla okuduğum bir kitaptı.

Küfkedisi Ilgın Onut. Daha önce hiç ılgın Onut okudunuz mu? Okumadıysanız Neva’yı da tavsiye ederim. Küfkedisi erkek dünyasını çok gerçekçi anlatıyor. 4 erkeğn tanışması ve yakın arkadaş olmalarının hikayeleri ve tabii ki aşkları.

The Cupid Effect Dorothy Koomson Londra’ya gittiğimde aldığım kitaplardan biriydi bu. Ceri işini bırakıp öğrenciliğe geri döner ve yeni öğrencilik hayatında çevresindekilere Eros aşk meleği etkisi yarattığını farkeder. Okuması keyifli bir roman. sanırım Türkçesi henüz çıkmadı ama bu yazarın en yakın arkadaşımın kızı romanı var kitapçılarda.

En Yakın Arkadaşımın Kızı Dorothy Koomson. En yakın kız arkadaşı nişanlısı ile yattığı için ikisini de artık görmek istemeyen bir kadına kız arkadaşının ölmek üzere olduğu ve nişanlısından olan kızını ona bıraktığı haberi gelirse ne yapar? İşte bu kitabın konusu bu. Okurken ben olsaydım ne yapardım diye düşünmemek zor.

Back When We Were Grownups Anne Tyler. Bir sabah uyandığında yanlış bir insan olarak büyüdüğünü fark eden 50 li yaşlardaki Rebecca’nın hikayesi. Anne Tyler’ın kitaplarının değişik bir anlatımı var. Yazdıklarından sanki romanın kahramanlarını en ince ayrıntısına kadar tanıyorsunuz. Olaylar karşısında ne yapacağını biliyorsunuz. Accidental Tourist ve Homesick Restaurant diğer sevdiğim kitaplarından.

5 gün tatil

Monday, December 24th, 2007

5 gün işe gitmemek bana çok iyi geldi. Evin keyfini çıkardım. Bol bol ekmek yapıp uzun kahvaltılar yaptım. Etrafa bayram hediyesi taze ekmek götürdüm. Evi çöp ev olmaktan kurtarmaya çalıştım. Bir sürü kitap okudum. (Okuduğum kitaplar uzun zamandır birikti yazacağım.) İstanbul turuna çıktım. Cihangir’in tüm sokaklarını keşfettik Deniz ve Melis’le. Sonra İstanbul’da ilk defa metroya bindim. Çayımı alıp camın önüne kıvrıldım burnumu cama dayayıp hayal kurdum. Arkadaşlarımla buluştum bol bol. Trafik nedeniyle karşıya geçemeyip arabada dolanmaca oynadık hatta. 5 koca gün bitti. Pazar akşamı Vedat dönüyor olmasa tatil bitti depresyonu geçirebilirdim. Bugün işe başladık bile. Önümüzde 4 günlük bir tatil daha var. Yaşasın yaşasın !!

İyi Bayramlar

Wednesday, December 19th, 2007

Eskiden kurban bayramlarında bizim bahçede kesim yapılırdı. aslında her bahçede kesim yapılırdı ya. Ben bir kaç gün önceden alınan koyunlarla aramda hiç bağ kurmazdım çünkü hazin sonu bilirdim.
Erenköy İstasyonundan gidip kurbanlık seçilirdi. Hatta bir keresinde annem ben koyun üçlüsü şeklinde eve gelme çalışmamızı hayal meyal hatırlıyorum. Hayvancağız inat etmişti 5 dakikalık yok saatler sürmüştü.
Koyun eti yememem o günlerden başlamıştı sanırım eğer zorda kalmazsam koyun eti yemem.
Bir de tenis klübü zamanı bir boğanın kortun yeşil zeminini ot zannnedip bizim bahçeye gelmesi vardı. Millet tellere tırmanmış boğa girdiği kapıdan çıkamamış toslamaya başlamış etrafı. sonra bir adam gelip elinde tuzla tıs tıs yapınca uysal uysal tuz yalamış. Ben bu olayın üzerine inmiştim bahçeye o gün. Hala aramız da güleriz alo boğam kaçtı hattı diye diye :):):)
Ben bayramların en çok kahvaltı kısmını severim. Yarın sabah soframı hazırlayacağım. Gün boyu apartman ziyaretleri yapılacak. Kahvaltı ben de öğlen yemek annemde falan gibi. Yaşasın.
Bir de bugün Derya’nın doğum günü birazdan kutlamak için yemeğe gideceğiz. İyi ki doğdun gördün mü 30 oldun yaşı bu yaş. Nice mutlu yıllara.
Yarında sevgili solistin doğum günü benim masal şehrim Sivaslı solist nice yıllara :)
İyi ve mutlu bayramlar herkese!!

Tatil ve Nalan Sobesi

Tuesday, December 18th, 2007

Bayram tatili benim için bir kaç saat sonra başlayacak. Yaşasın. Vedat cuma gününden başladı tatile ailesinin yanına gitti. Annesinin yemekleriyle keyfi yerinde.
5 gün tatil boyunca bir sürü plan yaptım. Havalar soğuk olduğu için bu planların çoğu ev içinde.
Çay, kurabiye kitap eşliğinde. YAP blogumla hiç ilgilenemedim onunla ilgili yapacaklarım var.
Mutfak denemelerim olmazsa olmazlar. Yeni ekmek denemeleri, yılbaşı kurabiyeleri, bayram sofraları. Ne güzel!
Şimdi sıra Nalan’ın sobesinde:

Yemek olsam ne yemegi olurum?
Yemek olsam karışık bir meyve salatası olurdum. Özellikle bugünlerde her telden çalıyorum.
Muzik aleti olsam ne olurum?
Kırmızı bir akerdiyon bazen neşeli bazen hüzünlü müzikler çaldığı için.
Araba olsam ne olurum?
Araba değilde bisiklet olurdum sanki.
Aylardan hangisi olurum?
Aylardan Eylül olurdum. Nedenini bilmiyorum :)
Ayakkabi olsam ne olurum?
Kesinlike topuklu aykırı renk bir ayakabı her ne kada rkendim bu tip giymesem de
Kiyafet olsam ne olurum?
Elbise olurdum şık ama rahat.

Ebruy seni sobeliyorum hani merak ediyordun ya soruları istersen senin için ben doldurayım :):):)

Meğer annem hamsili pilav yapabiliyormuş

Friday, December 14th, 2007

Daha dışarda yemek yenilen günlerdi annemle caddedeki Sümela’da yemek yerken Deryalarla karşılaşmıştık. Annem o gün ben hamsili pilav yapardım çok demişti, bende şaşkınlık içinde bakakalmıştım 33 yıldır görmedim diye. Abimlere de sorduk onlar çekimser kaldılar bu konu karşısında. Ve sonuçta dün gece doğum günü grubum tekrar toplandı çünkü bu tartışma Pazar günü tekrarlanmıştı ve annem hamsili pilav yaptı. Meğerse annem hamsili pilav yapabiliyormuş. gece Metehan’ın potpori halinde sunduğu şarkılarla sona erdi.
Cuma geldi yine. Yaşasın yaşasın.

Altıncı Sezon

Wednesday, December 12th, 2007

O tam 6 yıldır benim hayatımda ama sanki doğduğumdan beri varmış gibi. Neredeyse çocukluğumdan beri yanımdaymış gibi. Sanki ben onun çocukluğunu biliyormuşum gibi.
Daha çok yaşanacaklar var, 60 yaşında kırmızı ayakkablılar alacak bana, bastonlarımıza dayanıp inatlaşacağız. Beraber büyüyoruz inşallah beraber yaşlanacağız…
İyi ki varsın, iyi varız !!! SS

Doğumgünü Maceraları

Monday, December 10th, 2007

Ağzım kulaklarımda bir haftasonu geçirdim. Resimlerden de belli zaten, ağzımı toplayamama hali. Bu sene doğum günümün sabah olması nedeniyle sabah kahvaltılı program yaptık Aile ve arkadaşlar birarada Cafe &Shop’taydık. Cafe&Shop’ta sabah kahvaltılarıda harika oluyormuş. Upuzun masanın çevresinde en sevdiklerim olunca hani film karesi gibi yaşadığınız anlar vardır ya onlar gibiydi bütün bir gün.
Bu sene annemin kestane pastasını eve kendime saklayıp Suzan’ın önerisiyle Bake Shop’tan Burcu’ya uğurböceği bir pasta ısmarladım. Müthiş bir pasta geldi Pazar sabahı. Tadı da tıpkı şekli gibi mükemmeldi. Bundan sonra ailedeki tüm pastalar kesinlikle Burcu’ya ısmarlanacak ve Bake Shop’taki kurabiye kursuna kesin gidilecek. İlk yeni yıl kararımdır bu.
2008 yılı benim mutfakta parladığım yıl olarak tarihe geçecek sanırım Vedat’ın hediyesi sayesinde. Artık ekmeklerimizi evde yapıp ne kadar muhteşem olduğumu göstereceğim. İlk denememi şu anda yapmaktayım. Nurdan’ı arayıp herşeyin doğru gittiğinden emin oldum. Kendisi diet kolalı ekmek bile yaptığı için benim bilirkişimdir.
Bu yılın renkli ve uğurlu geçeceğinin işaretini veren bir sürü uğurböcekli hediyem var. Yaşasın yaşasın.
Kestaneli pasta için akşam annemde toplandık. Bu pastayı ne zaman yesem çocukluğuma giderim. Tarifini en kısa zamanda yazacağım. Gördünüz mü başlıyorum tarif falan vermeye buradan imdaaat 1 günde büyüdüm ben :):)
Şimdi burnumu ekmek makinasına dayamaya gidiyorum. Sonra gece 12′de elimde ekmek kapı kapı gezip övüneceğim daha.
ps:Doğum günü mesajlarınız için çooook teşekkür ederim. Harikasınız. Bu arada annem de çözdü yorum bırakma işini yaşasııın !!
ps2:Cafe&Shop kadıköy’de Rex sinemasından bir önceki sokakta solda.
Related Posts with Thumbnails