Posted by Zeya on Feb 26, 2009 in
Uncategorized
Yeni bir blog duyurum var. Kadıköy hakkında haberler almak için, nostalji yapmak için, iyi ki Kadıköylüyüm demek için tıklayın.
www.tamercebi.blogspot.com
Kadıköy’ün Rap şarkısı Selamı Var’ı hala dinlemediyseniz bu blogun sağ üst köşesine bir tık. Ben bayıldım bu şarkıya…
Posted by Zeya on Feb 26, 2009 in
Uncategorized
Dün akşam sanırım yediğim birşeyden içim dışıma döndü. Naneli çayla kendimi yatağa attım erkenden. Sabah erkenden uyandım.
Benim miğdem değişik bir olaydır.Tüm hisleri benle birebir yaşar. Sinirlenice bulanır üzülünce dışa vurur sevinince kapanır, heyecanlanınca kendini büzer.
Dün ki hissiyatlardan değil yeme içmedendi. Bunun ayrımını da yapabiliyorum artık. Miğdemi kullanma klavuzum var benim. 33 senede anca alıştık birbirimize.
Bu ara havalar soğuk olunca kendimi evde kitaba verdim. Bir sürü okudum, yetmedi yine uzaklardan ısmarladım. 9 Martta geleceklermiş. Nasıl bekleyeceğim ben şimdi. Okuduklarımı yazacağım bir ara ,üstüste biriktiriyorum.
Bugün bu havada eve gidip uyumak istiyorum. Yanımda çay olsun, hafif bir müzik çalsın, elimde kitabım olsun uyuyup uyanıp bir gün geçsin. Yada bunlar olmazsa akşam çabuk olsun…
Posted by Zeya on Feb 24, 2009 in
Uncategorized
Guzela bir sobe yapmış. İşte benim cevaplarım.
* denediğiniz işe yarar birkaç püf nokta?
Düşündüm düşündüm hiç püf noktası bilmediğime karar veridm. Ya da aklıma gelmedi. Çok eskiden gözlerim parlasın diye limon suyu sıkılması gerektiği püf noktasını okuyup uyguladığımdan beri püf noktalarını sevmiyorum. Parlamışmıydı hatırlıyorum ama avaz avaz yanmıştı.
* denediğiniz, beğendiğiniz bir yiyecek markası?
bizim manavdakki yuvarlak bir lokmalık havuçlar, çörek otlu tulum peyniri markalarını bilmiyorum ama hepsi Erenköy İstasyonundaki Panayır markette var.
* denediğiniz, beğendiğiniz bir kozmetik markası ve ürünü?
Body & Shop lips and cheeks hem yanakları hem dudakları elma gibi yapıyor. Bir de aynı markanın yeşil çaylı temizleme setleri
* denediğiniz, beğendiğiniz bir mutfak gereci?
Ekmek makinası hala bir mucize benim için, bir de magic bullet onsuz bir yaşam düşünemiyorum. Kahveden kıymaya herşey 3 cırtta tamam.
Ben sobe yapmayı sevmiyorum yapan yapsın sobesi olsun bu…
Posted by Zeya on Feb 22, 2009 in
Uncategorized
Cumartesi günü yine bir blog buluşması ile nalan’daydık. Nalan’ın İstanbul’a yerleşmesi, evini tutması yerleşmesi aşamalarını yakından izlemiştik.Sımsıcak huzur dolu bir ev yaratmış Nalan. Bayıldık hepimiz. Ayrıntılar ve resimler Laleninbahçesinde. Kırmızı mumlu dilek dilemeli bir masaydı. Benim dilek dilemem uzun sürdü. Bayılttım valla sıradakileri …Dönüşte Zuz’un iş yerine uğradık duvar stickerlarına bakmaya. Ben bir sürü beğendim.Karar vermek gerek. hepsi çok güzellerdi.
Akşam Nalan’dan aldığım Barselona filmini seyrettik. Film çok konuşmalı az hareketli olunca beni pek açmadı.ama yine de barselonayı görmek güzeldi. Özlemiş miyim ne?
Pazar sabahı ise kocaman bir kahvaltı masası hazırlandı. Kalabalık bol kahkahalı bir kahvaltı ettik. Alper video kamera ile gelmiş. Sanatsal filmler, kısa klipler, reklam filmleri çektik. Çok güldük.
Şimdi Pazar akşamı, biraz yoldan gelmiş anneye uğramalık biraz kırmızı mutfak uğraşlık biraz keyf yaplmalık bir akşam.
İyi Haftalar…
ps: Kızlar unuttum ben Vedat gamzeli mi diye bakmaya
:):):)
Posted by Zeya on Feb 19, 2009 in
Uncategorized

Eve gelip aldıklarımı yayıverdim. Çıt çıtlar, danteller, taş, kurdelelerin arasında kendimi kaybettim. Ne çok şey var yapılacak …
Posted by Zeya on Feb 19, 2009 in
Uncategorized
Bu ara saç bantlarına taktım. Etsy’den e bayden oradan buradan saç bantları bulup Melis’e bu yapılır mı mailleri atmıştım. Melis tabii ki harikalar yarattı. 2 tane süper saç bantım oldu.
Dün akşam yine bakınırken ve beğendiklerimin 150 $ larda satıldığını görünce yol üzerindeki Yonca Tuafiyeye uğrayıp kendimi kaybettim. Neler neler var. Etsden aldıklarım evde beni bekliyor zaten, yeni malzemelerle doldurdum çantamı. Üretime geçeceğim. artık.
Şimdi bir an önce evde uzun uzun vakit geçirme zamanı istiyorum. Bu aralar bütün istediklerim karşıma çıkıyor. Dün Ayşe’nin blogunda gördüğüm ben de alsam dediğim rengarenk yıldızlı kalıpları bu sabah ofiste karşımda görüverdim. Güneşli günlerde pek bir pozitif oluyorum ben bunu anladım.
Posted by Zeya on Feb 17, 2009 in
Uncategorized
Birazcık reklamlar var şimdi … Daha eklenecek çok şey var neler neler var bilseniz … Ben hepsine kayıt olmaya dünden razıyım… Acaba diyorum hepsinde… Yazı tasarlamaya başlamak lazım…
http://designyoursummer.blogspot.com/

Tasarım, yaratıcılık, moda, still, İtalya, İspanya, Milano, Venedik, Roma, Floransa, Aşk, tutku, İtalyanca, İspanyolca, Barselona, Paris, mutluluk, kariyer, vizyon, kültür, değişim,Fransızca,Londra, yenilik, sertifika, alıveriş, konsept, mimari bakış, gelişim, design …
Sizin 2009 yazınızı hangi kelimeler anlatıyor??
İtalya’da ve İspanya’da, İngiltere’de ve Fransa’da 2,3 ve 4 hafta yaz okulları, tasarım workshopları…
Posted by Zeya on Feb 16, 2009 in
Uncategorized

Aylar önceden plan yapıldı 14 Şubat için. Saat 14:00 Kırmızı Mutfak kod adı denildi. Heyacanla beklemeye başladık. Sonunda büyük gün geldi. Siz şimdi Vedatla kıpkırmızı bir hikaye bekliyorsunuz ama değil. Vedatla olan kısmı daha geç saatlerde başladı. Gündüz ki bölüm kıpkırmızı bir blog toplantısıydı. Nalan, Nurdan, Ebrucuk, Laleninbahçesi ve bugün ameliyat yarın gezmeci Zuz
:)
Bir sürü konuştuk, bir dolu yedik bir sürü planlar yaptık. Sonunda Zuz’un yılbaşı hediyesi verildi. Ebru’nun doğum günü Nalan tarafından sık sık kutlandı. Benim bol bol fotoğraf çektirmeme Ebru’nun bol bol kahve içmesine karar verildi, herkesin kulakları çınlatıldı çın çın.
Ben sevgililer gününü kutlamayı sevmem her günden farkı yok ama …
Akşamsa Vedat güllerle geldi ama güller her zamanki gibi torbadan çıktı. Ellerimde çiçekler kapında sırılsıklam kısmını sevmiyor sevgilim. Cool şekilde torbasıyla geliyor. Fenerbahçe 7 -0 ile geceye damgasını vuruyor. Spiker şimdi 7 golü konuşalım diyor maçın bitiminde. Onlar konuşuyor ben elimde kitabım Hindistanda geçen bir aşk hikayesinin içine dalıyorum.
Kırmızı mutfakta ilk 14 Şubat dopdolu, kahkahalı ve bol huzurlu geçiyor. Ne güzel ne güzel…
Posted by Zeya on Feb 13, 2009 in
Uncategorized
Blog ödülleri varmış. Tanya beni ödüllendirmiş. Kurallarda şöyleymiş:
Ödülün gönderilmesiyle ilgili 3 kural varmış:
1. Seni ödüllendiren blog yazarının linkini vermek
yaptımmmm
2. Bu ödülü başka 7 blog sahibine linklerini vererek göndermek
yan tarafta linki olan herkesi ödüllendiriyorum ben. Ayy o linklere yenileri de eklenecek boş bir zamanda
3. Seçilen blog yazarlarını durumdan haberdar etmek.
Onu da yaparım boş bir zamanda
:):)
Bu sabah ilk sevgililer günü kartımı aldım. Ofiste masamda çığlık atınca herkes başıma toplandı. Def def bugün Firenze’de pek meşhur oldu
:) Günüm aydınlandı, iyi ki blog var dedim bir kaz daha… iyi ki varsınız…
Posted by Zeya on Feb 11, 2009 in
Uncategorized
Kırmızı kıpkırmızı başladım haftaya. Tüm hayatımda kırmızı oje sürmüşlüğüm 5′i geçmez sanırım. İşte o haftalardan biri. Pazartesi sabahı Çiğdem Abla kırmızı sürelim mi soruma şaşkınlıkla baktı. Pek de güzel oldu. Daha sık yapmak lazım.
Çiğdem abla ilk bizim eve geldiğinde benim değil manikür yaptırma tırnaklarım bile çıkmamıştı belki
:) Anneme yapılan işlemleri izlerdim heyecanla. Sonra bir gün sanırım birinin düğün öncesi Uğur’a da yapılsın dendi. Ben de karşısına oturuverdim oturuş o oturuş.
15 günde bir Pazartesi sabahlarının kahkahası haline geldi. Sabahın kör ayazında önce bir kahve keyfi sonra oradan buradan sohbet eşliğinde manikür pedikür. Sonra kalite kontrol faslı.
Kalite kontrolcü ben oluyorum. Benim kolyelerimin %99′u Çiğdem Abla’nın elinden çıkma. Müthiş kolyeler yapıyor. Yaptıkça bana getiriyor ben havalı havalı bu güzel buna şunu katsak bu harika nidaları atıyorum. Bir sürü de bunu ben alayım, bu beyazla güzel olur ayy bu da güzelmiş bunun kırmızısını bana yapsanlar da var tabii. Bir kaç hafta sonra hepsi satılmış yenileri kalite kontrole gelmiş oluyor.
20 sene olmuş. Hayatlar değişmiş. İlk zamanlarda oğlu doğmamıştı bile şimdi üniversite öğrencisi oldu. Benim gözümde hala sakin sakin meyve yiyip TV seyreden Can o. Büyüdüğünü kabullenirsem ben de büyümüş olacağım o yüzden kabullenmiyorum.
Kırmızı tırnaklardan 14 Şubata gelecektim aslında ama olamadı. Bir daha ki sefere heryerde kırmızı kalp, ancak bir pırlanta alırsan aşkımız gerçek olur konulu yazım gelecek. 14 Şubat planları d avar tabii. Kırmızı mutfakta ilk 14 Şubat şen şakrak geçecek …