Kırmızı kıpkırmızı başladım haftaya. Tüm hayatımda kırmızı oje sürmüşlüğüm 5′i geçmez sanırım. İşte o haftalardan biri.  Pazartesi sabahı Çiğdem Abla kırmızı sürelim mi soruma şaşkınlıkla baktı. Pek de güzel oldu. Daha sık yapmak lazım.

Çiğdem abla ilk bizim eve geldiğinde benim değil manikür yaptırma tırnaklarım bile çıkmamıştı belki :):) Anneme yapılan işlemleri izlerdim heyecanla. Sonra bir gün sanırım birinin düğün öncesi Uğur’a da yapılsın dendi. Ben de karşısına oturuverdim oturuş o oturuş.

15 günde bir Pazartesi sabahlarının kahkahası haline geldi. Sabahın kör ayazında önce bir kahve keyfi sonra oradan buradan sohbet eşliğinde manikür pedikür. Sonra kalite kontrol faslı. 

Kalite kontrolcü ben oluyorum. Benim  kolyelerimin %99′u Çiğdem Abla’nın elinden çıkma. Müthiş kolyeler yapıyor. Yaptıkça bana getiriyor ben havalı havalı bu güzel buna şunu katsak bu harika nidaları atıyorum. Bir sürü de bunu ben alayım, bu beyazla güzel olur ayy bu da güzelmiş bunun kırmızısını bana yapsanlar da var tabii. Bir kaç hafta sonra hepsi satılmış yenileri kalite kontrole gelmiş oluyor.

20 sene olmuş.  Hayatlar değişmiş. İlk  zamanlarda oğlu doğmamıştı bile şimdi üniversite öğrencisi oldu.  Benim gözümde hala sakin sakin meyve yiyip TV seyreden Can o. Büyüdüğünü kabullenirsem ben de büyümüş olacağım o yüzden kabullenmiyorum.

Kırmızı tırnaklardan 14 Şubata gelecektim aslında ama olamadı. Bir daha ki sefere heryerde kırmızı kalp, ancak bir pırlanta alırsan aşkımız gerçek olur konulu yazım gelecek.  14 Şubat planları d avar tabii. Kırmızı mutfakta ilk 14 Şubat şen şakrak geçecek …

Related Posts with Thumbnails