Trenlerin benim hayatımda hep önemli bir yeri olmuştur. Nasıl olmasın doğduğumdan beri tren yolu kenarında bir evde yaşıyorum. Trene el sallayarak büyüdüm ben.

Bizim evde otururken akşam saat 11 civarlarında eğer evde alışık olmayan misafir varda ne oluyooor bağırtısıyla ayaklanır. Bizden biri doğu ekspresi der sakince . Camlar uğuldar tren gürültüyle  geçer gider.

Yazın bahçede otururken yataklı geçerken restoran vagonunda her masanın lambası pırıl pırıl yanar. Hemen sehayat planları yapılır. Restoranda sabaha kadar oturmalı sonra yataklarda uyumalı.

Ne maceralarımız vardır annemle bizim. Buradan Karsa iki gece trende uyumalı. Annem sigarayı kars treninde bırakmıştır mesela. Ben tren tutmasından 48 saat uyuyarak rekora rekor katmışımdır.

Cümbür cemaat pamuk kale seferinde gece 3. kat ranzada ayaklanıp kafamı vurduğumda herkesin sabaha kadar gülmesine sebep olan yine benim uykudan uyanıp saçmalama durumlarımdır. Bu durumlar üzerine kaç yazı çıkar bir bilseniz. Bir de uykudan telefonla uyanma dialoglarım vardır ki onlar apayrı.

Banliyo trenle maceralarımız da çoktu. Eskiden öyle bin arabaya oraya buraya olmadığından annem mahallenin çocuklarını toplar Pendik’e kebapçıya götürürdü. Trende hepimiz her kafadan bir ses istasyonları saya saya gider gelirdik.

Bizim bahçenin önünden geçerken inme planları yapılırdı. Tren dursa şurada atlasak 3 adımlık istasyon yolunu yürümesek planları.  Annemler eskiden trenle denize giderlermiş evin önünden geçerken plaj çantaları pat diye bahçeye atılırmış ki eve kadar ıslak havlular ağır ağır taşınmasın.

Çocukluğumda en büyük yasak da tren yoluydu. Annem altınınız düşse gitmeyeceksiniz derdi. Tenis topları kaçtığında almak yasaktı. Tren yolunun karşısındaki büyükannenin evine ancak bir büyükle raylardan atlanıp gidilirdi. O zamanlar evin dibinde alt geçit yoktu.Annem yıllarca imza topladı alt geçit yapılsın diye. En sonunda yapıldı. Bu alt geçit ismini de çok genç yaşta vefat eden ama bir çok kişiye organları ile can veren  Gizem Damla Tuğtekin’den aldı.

Bize hep sorulan sorudur gece nasıl uyuyorsunuz tren sesinde diye. Ben tren yolu kenarında doğduğum için sesine doğuştan alışkınım.  Duymam bile. Sadece  büyük trenler geçerken filmin bir kısmı eksik kalır bizim evde. Bir de simetri hastalığı olanları çıldırtacak şekilde çerçeveler kayar.

Annem hala treni tercih eder. Uçaktan daha kolay diye. Ben trene çok uzun zamandır binmiyorum. Evin dibinde olmasına rağmen alışkanlığım yok. Bu aralar evden trenle çıkıp haydarpaşaya  oradan vapurla trafiğe karışmadan karşıya geçme planları yapıyorum. Annemden gördüm de…

Related Posts with Thumbnails