Tren
April 11th, 2009Trenlerin benim hayatımda hep önemli bir yeri olmuştur. Nasıl olmasın doğduğumdan beri tren yolu kenarında bir evde yaşıyorum. Trene el sallayarak büyüdüm ben.
Bizim evde otururken akşam saat 11 civarlarında eğer evde alışık olmayan misafir varda ne oluyooor bağırtısıyla ayaklanır. Bizden biri doğu ekspresi der sakince . Camlar uğuldar tren gürültüyle geçer gider.
Yazın bahçede otururken yataklı geçerken restoran vagonunda her masanın lambası pırıl pırıl yanar. Hemen sehayat planları yapılır. Restoranda sabaha kadar oturmalı sonra yataklarda uyumalı.
Ne maceralarımız vardır annemle bizim. Buradan Karsa iki gece trende uyumalı. Annem sigarayı kars treninde bırakmıştır mesela. Ben tren tutmasından 48 saat uyuyarak rekora rekor katmışımdır.
Cümbür cemaat pamuk kale seferinde gece 3. kat ranzada ayaklanıp kafamı vurduğumda herkesin sabaha kadar gülmesine sebep olan yine benim uykudan uyanıp saçmalama durumlarımdır. Bu durumlar üzerine kaç yazı çıkar bir bilseniz. Bir de uykudan telefonla uyanma dialoglarım vardır ki onlar apayrı.
Banliyo trenle maceralarımız da çoktu. Eskiden öyle bin arabaya oraya buraya olmadığından annem mahallenin çocuklarını toplar Pendik’e kebapçıya götürürdü. Trende hepimiz her kafadan bir ses istasyonları saya saya gider gelirdik.
Bizim bahçenin önünden geçerken inme planları yapılırdı. Tren dursa şurada atlasak 3 adımlık istasyon yolunu yürümesek planları. Annemler eskiden trenle denize giderlermiş evin önünden geçerken plaj çantaları pat diye bahçeye atılırmış ki eve kadar ıslak havlular ağır ağır taşınmasın.
Çocukluğumda en büyük yasak da tren yoluydu. Annem altınınız düşse gitmeyeceksiniz derdi. Tenis topları kaçtığında almak yasaktı. Tren yolunun karşısındaki büyükannenin evine ancak bir büyükle raylardan atlanıp gidilirdi. O zamanlar evin dibinde alt geçit yoktu.Annem yıllarca imza topladı alt geçit yapılsın diye. En sonunda yapıldı. Bu alt geçit ismini de çok genç yaşta vefat eden ama bir çok kişiye organları ile can veren Gizem Damla Tuğtekin’den aldı.
Bize hep sorulan sorudur gece nasıl uyuyorsunuz tren sesinde diye. Ben tren yolu kenarında doğduğum için sesine doğuştan alışkınım. Duymam bile. Sadece büyük trenler geçerken filmin bir kısmı eksik kalır bizim evde. Bir de simetri hastalığı olanları çıldırtacak şekilde çerçeveler kayar.
Annem hala treni tercih eder. Uçaktan daha kolay diye. Ben trene çok uzun zamandır binmiyorum. Evin dibinde olmasına rağmen alışkanlığım yok. Bu aralar evden trenle çıkıp haydarpaşaya oradan vapurla trafiğe karışmadan karşıya geçme planları yapıyorum. Annemden gördüm de…
Benim çocukluğum da hep trenle seyehat ederdik. Turhal da halam otururdu. Evinin arkasından da tren yolu geçerdi. Turhal’a trenle giderdik hep . Kompartıman penceresinden yolda gördüğümüz herkese el sallardık. Bir de annem ve babamla yaptığım Samsun- istanbul tren seyahati var yataklı vagonda gitmiştik. Ha Kızıltoprak taki altgeçidin altına Ayselle koşaup dilek dilerdik bir de üstümüzden tren geçerken.
Karı-koca trenle Avrupa planımız var bir de . Öyle güzel bir yazıydı ki , en çok annenlerin çantaları pencereden bahçeye atmalarına bayıldım. Çook öptüm
Müthiş bir keyifle okudum..Yüreğine sağlık..
Sevgiler
Bu yazın bana unuttuğum trenli anılarımı hatırlattı :) Tren anıları mimi mi yapsak yoksa :)
biz de hep Ankaraya yataklı trenle giderdik trende uyuma fikri çok hoşuma giderdi nedense….Benim de bir iki kere trenle Sarıkamış seyahatim oldu ama ben hatırlamak istemediğim için heralde hiç hatırlamıyorum :))
Ben de geçen gün hala trenle şehir içi seyahat yapan kaldı mı diye düşünmüştüm. göztepe köprüsünden geçerken gözüm takıldı. okaya sordum. o da vardır tabi filan dedi.. Tam üstüne senin bu yazın geldi.. Aslında haydarpaşaya tren oradan da vapur fikri fena diil cidden.
A-aaaa… Sen o yasaklara riayet edip, tren rayları üstüne gazoz kapağı koymadan mı büyüdün yani? Seni hanım evlâdı seni:))
Biz de Süreyya plâjı ve Kaynarca’ya giderdik trenle. Ay neleri hatırlattın şimdi bana..
Haa..bi de kâbus gibi geçen bi Almanya yolculuğum, bi de İngiltere’den dönüş maceram vardır:((
Öpüyorum canım
biliyorum sizin planınızı haritaya parmak basmalı :):):) Ne güzel olur öpüyorum
Lale abla yukardaki yorum sana :):):)
Teşekkür ederim Balkahve
Ebru
sarıkamış yolu bitmez ama biliyorsun orada Heidi oturuyor gitmek lazım ziyaretine :):):)
Ebru
Miray biraz daha büyüsün bindir trene çok eğelenir bence :):):)
Ece
çok korkardım valla kazalar çok olurdu çünkü.
çivi koyup araba kapısı açmaca yapanlar vardı ama o zamanlarda :):):)
tren bana hep duygusal hüzünlü ayrılıkları hatırlatır. ne güzel eğlenceli şeyler yaşamışsınız.
Merhaba, ben Nalan’ın arkadaşı ebru. Ben de Kızıltoprak’ta tren yolu kenarında büyüdüm. çok küçüklük anılarım arasında, hani insan birer enstantene olarak hatırlar ya, trenle mahallecek süreyya plajına gitmemiz vardır. süreyya plajı istasyonunun kapısı heralde hemen trenden görünen çok güzel bir kapı vardı heykelli filan. Bir de kumsalı hatırlıyorum. Ama benim gittiğim en uzun mesafe Çayırova istasyonu, bayramoğluna yazlığa gitmek için. Benim annem arabacıydı, mahallede ilk araba alıp kullananlardan biridir annem :) Güzel bir pazartesi sabahı oldu, teşekkürler:) Selamlar..
boncuk ve çikolata
tren benim için heyecanlı seyahatlerdir hep :):):)
Ebru;
Hoşgeldin !!
Süreyya Plajının girişindeki kız resimlerini hatırladım bak şimdi bende :) Ne güzeldi.
bizim de bu aralar eşimle trene binip eskişehir e gitmek, gezmek ve sonra trenle dönmek hayalimiz var..bakalım ne zaman yapıcam..
ben kocaelide okudum ünv. yi.. her hafta neredeyse 2 kez binerdim trene.. güzel anılarım da var kötü anılarım da…
Guzela;
Eskişehir çok güzel olmuş. Gidin İnşallah :)
Güzela nıları hatırla hep
Ne güzel maceraların varmış trenle. Doktor kontrollerime tekgideceksem ben de izmit – bostancı yı trenle gidiyordum . Çok keyifli oluyordu, rahat koltuklarda kitabını oku.
Bir sonraki İzmit Bostancı seferinde Erenköy’e de bekleriz :):):)