Archive for April, 2009

Hafta Sonu

Monday, April 6th, 2009

Bahar gelmişti hafta sonu tam alışmıştım ki bugün Londra grisi gökyüzü kendini gösterdi.

Hafta sonu çeşitli aktivitelerle Deniz’in doğum günün kutladık.  Cumartesi akşamı Il Faro İtalyan restoranına gittik Kalamışta beyaz 2 katlı bir evin içi.

Gitmeden önce  Türkiye’de yaşayan bir İtalyan arkadaşım kebapçı mantığı ile işletilen İtalyan lokantası demişti anlamamıştım. Daha önceden bir kere yazın bahçesine gitmiştik fena değildi. Bir İtalyanın italyadaki tadlara göre değerlendirdiğini düşünüp yine deneyelim dedik.

İlk 10 dakika garsonlar biz yokmuş gibi davrandı, bizden ilgi çekici çığlıklar yükselince masamıza ilgi büyüdü. Bu değişimde  internet sektöründe çalışan ve bir web sayfasına  restoran yorumları yazdığını söyleyen arkadaşımızın açıklamalarının payı vardı. Sonlara doğru full ilgi ile  ilk 10 dakika unutturuldu. Ben diyet nedeniyle dümdüz yemekler yediğim için iyi kötü değerlendirmesi yapamayacağım ama genelde pizalar beğenildi, pizalardan bile daha sonra gelen makarnalar vasat bulundu. Vedat benim evde yaptıklarımın yanından bile geçmediğini söyleyerek beni şımarttı. Ev şarabı güzeldi en son ikram edilen limoncello muhteşemdi. Pasta yerine gelen tiramisu tiramisu gibiydi :)  ama profiterol oldukça başarılıydı.Yan masalar bizim masadan patlayan flashlar yüzünden geçici körlük yaşamış olabilirler. Makineyi eline geçiren resim çekmeyi abarttı. Gece bizim evde aynı hız devam etti.

Pazar günü Denizin doğum gününü bu kez de gününde kutlamaya Denizlere uğradım. Keyif keyif oturduk. 8 den itibaren ben gidiyorum artık  diyip 11:30′da eve döndüm. Hafta sonu keyifle bitti.

Bu haftaya 1 kilo eksilmiş girdim. Diyet tam gaz devam ediyor…

İyi ki doğdun Deniz !!

Saturday, April 4th, 2009

 

                                   deniz

15 sene önce üniversitenin ikinci günü arka sıradan omzuma vurulması  sureti ile tanıştık biz. 15 senenin her günü ayrı kıtalarda olduğumuz yıllar da dahil hep birbirimizin yanındaydık.

4 senelik üniveristenin her günü sonra gece yatıları sabaha kadar kıkırdamalarla gece gündüz bir aradaydık. Uğur Deniz Ebru 3′lüsü olarak altın kızlar. Ayy Ebru’yu yazmasam yerdi başımın etini bu satırda :):):)

Ben buralarda yokken hergün mektuplaştık, ben gelip o gittiğinde e maile ve mesajlara terfi ettik. Bir birimizin her anından haberdar olduk. Gece yarısı bile olsa zır zır böğürerek telefonlar açıp  kahkahalarla kapattık hep.

Bir sürü tatiller yaptık. Upuzun uzun yollar. Datçadan başlayıp Küba’dan geçtik, bir o kadar da çok yeni  tatil planı yaptık, gidilecek,  paylaşılacak uzun uzun yollar var daha.

İş hayatına dalsak gece gündüz çalışsak da   hep bir telefon yakınlığında olduk  hep en azından bir kahve içerize zaman bulduk. 

Birbirimizin arkadaşları ortak arkadaşlarımız oldu. O senin bu benim o bana yakın bu bana yakın kısmı hiç olmadı. Biri benle tanışınca onu onla tanışınca beni otomatik tanımış oldu. Derya burada sahne aldı. 4 olduk…

Aileden olduk, kardeş gibi olduk dosttan da öte olduk. İyi ki de olduk. Geri dönüp baktığımda her anımda mutlaka Deniz tüm pozitifliği ile var.Birbirimize hiç kırılmamışız, her anımızda orada olmuşuz ama birbirimizin hayatına hiç ağırlık vermemişiz.  İyi ki var, İyi ki omzuma vurmuş, İyi ki doğmuş…

Bloğumu okumayan çünkü her anımı canlı yayın benden dinleyen Denize bu yazıyı zorla okutacağım için : Doğum günün kutlu olsuuuun, iyi varsın , iyi ki arkadaşımsın ,biliyorsun birbirimize yakışıyoruz sahnelere keşfedilmemiz an meselesi  :):):):) A&F

ps: Yazıyı dönüp okuduğumda bir sürü şey eksik kalmış, yazılmamış. Mesela Denizin kardeşi  Melis yok  olsun ona da ayrı yazı yazıp pek yakında deşifre ederim hem de bol resimli :):):)

Geçmiş zaman olur ki

Friday, April 3rd, 2009

Dün akşam tam eve gelmiştim yemek hazırlıyordum ki annem aradı hadi nerede kaldın diye. AAA yaşasın oleyyy karışımı bir koşu tutturup anneme attım kendimi. Perşembe balık akşamını unutmuşum. 

Perşembeleri Erenköy’ün pazarıdır. Her perşembe mutlaka aileden birinin evinde balık vardır. Eğer gündüzden rezervasyon yaptırırsanız illaki bir evde balık servisi yapılır.

Yemekten sonra mutfakta masa başında kaldık Tuntiş ile. Anneler içeri gidip aşkı memnuya baksada merakla geldiler ne konuşuyorsunuz diye. Sonra başladık eskilerden, eski mahalleden eski olaylardan konuşmaya. Saat gece yarısını geçti, ben şunu da anlatın öyle kalkalım diye tuttura tuttura saati 1 ettik.

Bizim eski mahallede 5 dizi çekilecek kadar karakter ve olay varmış valla. Bu 5 dizinin 3′ü de bizim evden çıkarmış.

Sonra eve gelince düşündüm. Bir sürü olay yaşanırken ben annemi koca kadın zannederken annem benim kadarmış hatta abimin ameliyatı zamanı ben daha doğmadığıma göre benden daha küçükmüş. Ne çok olay ne çok zaman geçmiş. Yıllar geçtikçe herşey anlamını ve değerini  kaybetmiş.

Şimdiki planım aynı grup bir akşam fotoğraflara dalmak. Ayy neler neler hatırlanır kimbilir…

Bu paragraf annem için: Gece uykuya dalarken  gelmem ragıp diye diye güldüm. Yıllar geçince olaylara gülebilmek de güzel.

Hepsi bir arada

Thursday, April 2nd, 2009

          hafta

Bu aralar çok koş koş geçti vakit ama koşkoşun arasında bir sürü keyifli zaman da geçti.  Geceleri yattığımda içimdeki koro konserler verdi, onları susturup uyuyup ertesi güne bir hız başlamayı başardım.  Sanırım içimde birşeylerin festivali vardı.  Festival sona erdi mi acaba?

Başucumda kitaplar biriktirdim ama vakitsizlikten okuyamıyorum. Sürekli de yeni kitap alıyorum. Yakında başucumdakiler üzerime devrilip kafamı kırabilir. Evde okuma akşamlarını özledim. Hatta evi özledim.

Pazar günü oy verip görevi yerine getirince soluğu Fenerbahçe parkında aldık. Papatyalar açmış bahar gelmiş, herkes oradaydı. Neden daha çok gitmiyoruz ki diye düşündüm. Listeye ekledim vakit buldukça fenerbahçe parkında temiz hava alınacak. Sonra da Gloria’da kahve keyfi yapılacak.

Salı günü bir okulun tanıtım toplantısı vardı. Taksim’de manzaralı bir toplantı odasını ayarlamıştık. Erken gidip hazırlıkları bitirince bir sürü keyif yaptık. Toplantı dışında herşeyin resmini çekmişim. The marmara otelinin havuzunun keyfini çıkartan martılarla ilgili bir  sergi bile açabilirim. Hangi okul bu ne  nedir diyorsanız bir tık da buraya

Toplantıya damgasını soru cevap kısmında benim şaşı bak şaşır çoraplarımı soran katılımcı vurdu. Herkes o an suratımın aldığı şekli merak etti. İyi ki birebir görüşmeydi  soru cevap kısmı yoksa yüzümün şekil daha çok kişiyi eğelendirecekti.

Cuma günü fuar nedeniyle Metehan’ın başrol oynadığı okul tiyatrosuna gidemedim. Yeni bir yıldız yetişiyor sanırım.  Oyun müthişmiş. Anlata anlata bitiremiyorlar. Metehan’ın özel davetlisi olan ve Türkçe bilmeden de oyundan keyif aldığını söyleyen Sam’ in   blogu Alias Jones’a   Metehan’ın sahnede resimlerini görmek için  tıklamanız yeterli. 

Türk mutfağının tüm çeşitlendirmeleri, kutlama yemekleri, şarap keyiflerine rağmen inatla diyet devam ediyor. Sadece saatler ve ara öğünlerde oynamalar var. Bu hafta düzene geçiyoruz.

Dün  Kerem bebeği görmeye gittik Lale Ablayla. Böylece Çocukla çocuktan Özlem’le de tanışmış olduk. Hiç tanımadan ama aslında tanıyormuş gibi bir durum daha  oldu. Bloglar dünyayı çok küçülyüyor.  Bu ziyareti de buradan okuyabilirsiniz.

Çok güzel oldu bu tıkla oku durumu. Üşengeç miyim neyim?

Related Posts with Thumbnails