Eskiden bizim bahçenin bir duvarı kocaman siyah beyaz boyanmıştı bayrak şeklinde. Trenden geçenler görsün diye. Pazardan amerikan bezi kumaşlar alınır siyah şerit çekilirdi. Her hafta maça götürülen bayrak bir önceki haftanın rekorunu egale etsin diye boyanırdı neredeyse.
Arada sırada ben de maçlardan nasibimi alırdım. Birinin sırtında maça gider deli gibi eğlenir sonra bağrış çağrış geri dönerdik. Maç hevesimiz ben 15 – 16 yaşlarındayken gittiğimiz ve hayatımda duymadığım küfürleri duyduğum maçla bitti. Sanırım abiminde son gittiği Beşiktaş maçı o oldu.
Fenerbahçe delisi bir sevgilim olsada beşiktaşlılık bende hiç azalmadı.En kritik noktalarda En büyük Beşiktaş diye bağırıp kaçmalarım, Beşiktaş yenilmiş ben de surat asacağım ile başlayıp 5 dakika geçmeden unutmalarım çok meşhur oldu.
Bu hafta sonu evde maçı izlerken eski günlere döndüm. Ferhan Abiyi arayıp şampiyonluk kutlamaları yaptık. Metehan’ı telefonla deli etmece oynadım. Vedat Fenerbahçeli bir centilmen olarak beni Beşiktaş dükkanına götürdü kupada bizim şampiyonlukta tshirtü aşmaya ama kalmamış.
Anlayacağınız hafta sonu pek fanatik geçti bizim evde…