Siz de hissediyor musunuz bazen boşa uğraştığımızı her şeyin düzeninin zaten tam ve mükemmel olduğunu. Bu hafta  hayat bana bunu öğretmeye çalışıyor. 

Ofiste bu dönem zamanla yarışırız vize randevusu ile vize evraklarının zamanlamasının  uyuşması gerekir. Bu postacı yolu gözlemek, TNT ci adamlar ofise girince sevinç dansları yapmak (adam beni görünce hiç kimse bu kadar sevinmiyor diyor)  evraklar teslim edildikçe isimlerin üzerine tik atmak demek.

İtalya ve okulları Ağustos ayında tamamen kapanıyorlar. 31 Temmuz’da o evrak oradan çıkmazsa ancak Eylül’de çıkar demek bu. Siz düşünün benim halimi. Ama mucizeler oluyor. Geçen sene olduğu gibi. Birileri plaj kenarından mailimi okuyabiliyor, oradan bana evrağın gönderilmesini sağlıyor. Başkası okula şöyle bir uğramışken ben şansa telefonu çaldırıyorum. Hala ders almıyorum. Nasılsa hal olur demiyorum. Heyecan içinde elimde telefon 5 dil bir arada acil diyorum. Adamların acil kavramı yok. Uzun öğle tatilinde yemek yiyecek şarap içecek  sosyalleşecek bizim gibi ağzına 3 lokma tıkıp koşmayacak. Hayat odur belki de kimbilir?

Şimdi elimde telefon birilerine ulaşıp evrağı acil gönderin derken onlar beni telefonda inatla yarım saat bekletirken  evrak önüme ulaşıverdi. Boşverip bir kahve içseydim de sonuç bu olmayacak mıydı?

Sürekli bana sen boşa uğraş didin herşey mükemmel olacak diyen hayatın akışına izin versem diyorum. Daha sakin olur muyum acaba?

Related Posts with Thumbnails