Posted by Zeya on Aug 31, 2009 in
Uncategorized

Bir dilek tuttum. Belki de ona doğru akıyorum kim bilir? Baktığım her yerde bu dilekle ilgili bir işaret görüyorum. Gerçekleşir mi bilinmez ama düşüncesi bile içimi pırpır etmeye yetiyor.
Bir blog buldum. Baktıkça içim açılıyor. Öyle güzel resimler var ki. Tıklayın http://audreyhepburncomplex.tumblr.com/
Bir kaç plan yaptım bu hafta yapılacaklar listesine tik atmalık. Hemen olsun tikler atılsın.
Bir sürü alışveriş yaptım tık tık amazondan.etsy’den e bayden gözüm kapıda beklemedeyim.
Bir yaz daha bitti en keyiflisinden. Eylül geldi. Yazı çabuk satasım kış moduna geçesim var. Ama öncesinde güzel bir sonbahar var bol gezmeli.
Mutlu Eylüller …
Posted by Zeya on Aug 26, 2009 in
Uncategorized
Her gün bir yerden göçmek ne iyi
Her gün bir yere konmak ne güzel
Bulanmadan, donmadan akmak ne hoş
Dünle beraber gitti cancağızım,
Ne kadar söz varsa düne ait
Şimdi yeni şeyler söylemek lazım
Mevlana
İşte tam böyle yaşamak istiyorum bugünler de . Özellikle bulanmadan donmadan akmak kısmını. Geçen gün Burçe facebook’a yazmış çocukluğun kendini akışa bırakması ne güzeldi diye. Ne zaman unuttuk acaba ne zaman direnmeye başladık? Yeniden öğrenebilir miyiz ya da hatırlayabilir miyiz?
Bazen hayat akarsuyun kenarındaki taşa takılıp kalır ya bu günlerde kendimi o taştan kurtulmuş hızla akıyorum gibi hissediyorum. Yeniden taşa takılır mıyım endişesini uzaklaştırıp öylece akmak istiyorum. Çok mu zor?
Pek filozofum bugün. Umarım unutmam…
Posted by Zeya on Aug 24, 2009 in
Uncategorized
Çok merak uyandırdım. İşte merakla beklenen sürpriz proje resimleri…

Geçen hafta harika bir koru kahvaltısından sonra Kadıköy’de gezerken üzeri VE yazılı Tshirt’ü görüp benim olmalı diye dükkana daldım. Meğerse bunlar çift satılıyormuş. Birinde LO birinde VE yazıyormuş. Aldım hemen. Vedat’ın Ve’si tamam ben Lo olma yolundayım.
Bu ara kurdelelere taktım. Her yere takmak istiyorum. Saçım başım yakam belim derken ciddi bir koleksiyon oluştu. Cuma günü de sarı lacivert kurdeleler alındı. Etiketlere mesajlar yazıldı ve evde yapılan muffinler içine konup sarı lacivertli mesajlı sürpriz proje başarı ile tamamlandı. İnsanlık için küçük ama benim için kocaman bir adımdı bu. Gittikçe mutfağa alışıyorum sanırım.
Ağustosun son haftası geldi. 2009 Ağustos bir daha hiç olmayacak ya işte tam da bu yüzden ufak büyük farketmez sürprizlerle, neşe ile tadını çıkartın !!
ps: Süpriz mi sürpriz mi yazılır çıkamadım işin içinden…
Posted by Zeya on Aug 22, 2009 in
Uncategorized
Kurdeleler tamam, ambalaj kağıdı tamam, etiketler tamam sayılır. Şimdi tek mutfağa girmek ve içeriği hazırlamak kaldı. Süpriz hazırlığı var evde. Sebepsiz durup dururken yapılanlardan.Rengarenk keyifli bişiler. Bu hafta sonu da aşk dolu rengarenk geçsin diye…
ps: Eğer proje başarı ile tamamlanırsa pazartesiye resimler burada …
Posted by Zeya on Aug 21, 2009 in
Uncategorized
Küçüklüğümden beri ramazan’ı 4 gözle beklerim. Küçükken en büyük keyfim oruç tutmasam da Hanem Ablalarda sahurdu.Gecenin bir vakti kızarmış yumurtalı ekmek, çay ve illa ki kek. Hala Seher Abla’nın keklerinin tadını yakalayamadım. Üstünde tek gözü olan ocak üstü kek tenceresinde pişen kakaolu keklerin tadı muhteşem olurdu. Ramazan’ın yaza geldiği zorla hatırladığım zamanlarda iftardan sonra tatlı yemeğe İstasyona gidilirdi. Akşam yemeğinden sonra çıkılan bu yürüyüşlere bayılırdım ben. Tin tin birinin arkasına takılırdım. Sahura kadar sizle oturacağım inatlarım hep sandalyelerin üzerinde uyuya kalmayla biterdi.
Sahurlarda Ferhan Abilerde uykum kaçmasın diye karanlıkta yemek yemeler, illa uykusu kaçan biri ile koridorda çarpışmalar yaşandı sonra. Ramazanlar hep kocaman masalar kalabalık yemeklerle geçti hep. En keyiflisi ise çay saatine gelen Firenze’de yapılan iftarları oldu. Kocaman masa bir sürü keyif. Pide sıraları, en sıcak pideyi kim aldı yarışları…
Bu seneyse bahçede iftar planlarına her gün bir yenisi ekleniyor. Her akşam bahçeye gidişimde şunu da yapacağız, aa ben yanına şunu yaparım planlarına ben de gelir afiyetle yerim diyerek dahil oluyorum. Arada da kırmızı mutfakta yapılacakların planlarını yapıyorum. Eğer tembellik yapıp son anda caymazsam bu süper planlar Ramazanla da sınırlı kalmayacak biliyorum.
Posted by Zeya on Aug 17, 2009 in
Uncategorized

Uzun zamandır uzak durduğum yapı marketlere geri döndüm. Evde eksik bıraktıklarım neredeyse 1 sene sonra gözüme batmaya başladı. Önce usul usul değişim fısıltıları geldi. Pazar günü uzun süre buraya gelmem dediğim ikea’da aldık soluğu. Alır almaz usta Vedat çırak uğur ilişkimize geri döndük.Herşey birden yerleşti yerine. Daha yapılacak birşeyler var. Onların da zamanı gelir keyif keyif.
Ben eve yeni birşey yapmaya göreyim zırzır apartmandaki kapıları çalarım gelin görün diye. Dün de tatilde olanlar olduğu için az bir katılımla yenilikleri kutladık. Herkes pek alışıktır telefonla bir koşu gelsenelerime. Ya da düğün falan öncesi kıyafet göstermelerime.
Bu hafta abimlerin power plate yeni yerine taşınıyor. Bir sürü yenilik olacak. Daha önce de power plate de olduğu gibi tüm yenilikler benim üzerimde deneniyor. Dün sabah benim bacaklarım niye tutuk diye uyandım. Sonra aklıma geldi bir gün önce yaptığım. Pek zıp zıp danslı eğelenceli birşey geliyor. Yaşasın Yaşasın.
Bu aralar ruh halim life is a cabernet. Her an zıp zıp her an mutlu. Rengarenk. İçimdeki dahayı bıraktığım için mi acaba? Kimbilir?
ps: Tatil resimleri de aradan çıkmış oldu
Posted by Zeya on Aug 14, 2009 in
Uncategorized
Annem olmayınca bahçenin keyfi hiç olmuyor. Dün Karaman’dan geldi soluğu bahçede aldık. Bizimkilerin bir huyu var, bir araya geldiklerinde şarkı söylerler. Aile de benim dışımda herkesin sesi güzel olunca benim için dayanılmaz bir durum oluyor. Dinle dinle nereye kadar. Metehan’ı da kendilerine benzettiler. Sürekli bir opera söyleme sevdasında. Ben kızınca koro haline geliyorlar. Anlatılmayacak bir durum.
Evde birisi müzik aletini eline aldığında ben evime gitmek için toparlanırım. Annem kanununu alır ben bir gideyim derim. Çünkü benim hiç birşey yapmadan müzik dinleme huyum yok. Müzik benim için fondur arka sestir. Anlat anlatabilirsen.
Bu herkes sussun ben şarkı söyleyeceğim durumunda tepkilerimi öyle net veririm ki herkes şarkı söylerken gözünü bana diker. Özellikle de metehan. Yolda yürürken arya söyler sus dedikçe bağırır. İlerde ünlü falan çıkarsa içlerinden kesin beni tanımayacaklar. Şu Seda Sayan programlarında ünlü oldular benle ilgilenmiyorlar ağlayışında olan ünlü yakınlarından olurum ben de. Ne yapayım.
Tüm aile sırlarımızı burada bir bir döküyorum. Eğer şarkıya türküye devam ederlerse neler yazarım neler
:):)
İyi hafta sonları herkese
Posted by Zeya on Aug 12, 2009 in
Uncategorized

Durup dururken oluyor böyle anlar. Bu sefer tatil sonrası olması tamamen tesadüf. Belki de değildir. İçimde bir enerji fışkırması var. Herşeyi yapabilirmişim hissi. Sabahın köründe zınk diye uyanıyorum. Evde bana bol bol ben vakti kalıyor. Kendimle oynuyorum evle oynuyorum. Sonra zıp zıp işe geliyorum. Herkes tatilde diye iyiden iyiye ev ofis havası esiyor. Çayım elimde huzurla çalışıyorum. Canım kahve istemiyor bile. 2 hafta önce eli belinde deliren hiç ben olmamışım gibi. Herşeyi sıfırlanmış sanki.
Böyle anlarda plan yapmadan yaşıyorum nasılsa her an güzel ya, plan yapmaya gerek yok gibi . Zaten tüm planları mızmız olduğum anlarda yaparım. Ne zaman makyaj yapsam normak kıyafetimin biraz dışına çıksam mutlaka içten ufacık birşeyler beni yediği içindir.
İçime bir İclal Aydın yerleşti. Vedat’ın maç seyretmesine bile seviniyorum o seyrederken mutlu diye. Acaba bütün lig devam eder mi bu sevinme? Biri birşey diyor normalde sinirleneceğim bakmışım boşvermişim. Bu anlar hep sürmediği için hafif bir dengesizlik söz konusu tepkilerimde ama ben böyle iyiyim ya kime ne
Bugünü not düşmek istedim, burada kalsın okudukça hatırlansın…
resim kaynak: http://ilovepolkadot.blogspot.com/
Posted by Zeya on Aug 10, 2009 in
Uncategorized
Geldim ben tatilden ama aklım Alaçatı sokaklarında ya da Bozcaada kumsallarında kaldı. Yine gitme planları yapıyorum. Özellikle Alaçatıya ama bu sefer Vedatla. Bu sene zor gibi belki bir hafta sonu ama önümüzde daha çok yaz var. Elbet gidilir. Ben evrene isteğimi uçurdum bile…
Tatil beni kendime getirdi. Şimdi uzun yaz geceleri, değişim dönüşüm ve bol bol ben zamanı var sırada. Dün itibarıyla lig başladı küçük futbol canavarı ilk maça teşrif etti. Yazlıkta olduğu 2 ayda boyu bana ulaşmış, büyük adam olmuş. Maç izlerken tavırları bile değişmiş. 2010 ligi başladı kumam Fenerbahçe hayatımıza geri döndü. Onu sevgiyle kabul ediyorum. Bu sene hayatımıza iyi şeyler katsın ama yine Beşiktaş şampiyon olsun
:)
Tatil sonrası normal hayatıma bir alışayım resimlerle buradayım