35

Zeya 4 yaşında

Posted by Zeya on Sep 26, 2009 in Uncategorized

typewriter

 

4 yıldır blog yazmak demek …

Blog yazarları yetmeyip kardeşlerini  de arkadaş edinmek

Yaş farkı falan fark etmeyip bir araya gelindiğinde 15 yaşında gibi kıkır kıkır olmak etraftaki masaları püskürtmek

Posta kutusundan çıkan süprizler

süpriz ziyaretler

bazen başka şehirden de olsa ben buradayım diyen umut veren yardım elleri

Yüzünü bile görmediğiniz sesini duymadığınız birilerinin  kırmızı mutfağın duvarlarına sürdüğü sıva için ustaya ettiğiniz  küfürleri bilmeleri

Yolda yürürken bir anda tanımak 40 yıllık dost gibi sarılmak

kıvırcık saçlı bir fıstık kız görüp yanındaki annenin yüzüne dikkatlice bakmak

Gittikçe halkanın büyümesi yeni yeni dostlukların eklenmesi

Çevrenizdekilerin ne yapıp ettiğinizi buradan okuyup telefon faturalarını azaltmaları

Hiç beni yazmıyorsun yada artık beni yazma sitemleri

blog partyleri

Uğur bugün ne yapmış biliyor musun dedikoduları

İlkokul arkadaşının blogunu bulup arayı çabucak kapamak

yeni bebekler görmek, bazılarını doğsun diye beklemek

bolca bolca iyi kiler    demek

Nice 4 yıllara hep birlikte…

 

resim kaynak: http://www.weheartit.com/entry/314092

 
4

Kırmızı

Posted by Zeya on Sep 23, 2009 in Uncategorized

Bence bayramı bayram yapan parlak kırmızı ayakkabılı fıstık Miray’ın  önce çikolatanın dibine vurup sonra koşu bandında yediklerini  zıp zıp eritmesiydi.

Çektiğim  resimler mutlaka bu posta konmalı hayatın karşımıza çıkardıklarına  inat kırmızı ayakkabılar pırıl pırıl  parlamalı…

 
13

bayram hazırlığı

Posted by Zeya on Sep 16, 2009 in Uncategorized

Amazondan kitaplar geldi.

etsy’den kolyem de

bugünde acaba bayrama yetişir mi dediğim cupcake kalıpları geldi. Rengarenk kokoş mu kokoş. bir buraya tık bir de buraya

bu bayram hazır evdeyken bol bol okuma ve mutfakta üretime geçme zamanı.

bol bol bakın ben ne yaptım diye karşı kapıları çalma,

eğer hava güzel olursa motorcu abinin peşine takılma zamanı da

utanmasam annemden kırmızı bayram pabucu istemeli,geceden vitrine yapışmalı  almadan susmamalı,nereye saklanırsa saklansın bayram şekerlerini abimlerle  bir gece önceden bulmalı, badem şekerlerini sessiz yeme yarışması yapmalı ertesi sabah drajeleri yiyince mide fesadı geçirmeli  bayramlara dönesim var.

Çok büyüdük çoook !!!

 
15

Hafta Sonu

Posted by Zeya on Sep 14, 2009 in Uncategorized

Cumartesi günü yağmur beklentisi içinde aman dışarı çıkmayın diye geçti. Söz dinlemeyen ben yağmurun en deli yağdığı sıralarda kırmızı şemsiyemle sokaklardaydım.  Bir kere ıslandıktan sonra tekrar tekrar ıslanmanın hiç sakıncasını görmedim. Arabayla su sıçratanlara delirmek yerine ıslana ıslana  bütün işlerimi halledip eve döndüm.

Öğleden sonra eve kapanınca Cafe Fernando’da gözüme kestirdiğim Korova kurabiyelerini yaptım. Muhteşem oldular.  Cafe Fernando’nun verdiği tarifleri çok seviyorum. Özellikle araya düştüğü notlar tarifleri çok kolaylaştırıyor. Mesela 12 dakika sonra fırından çıktıklarında çiğ gibi olsalarda aldırış etmeyin demiş. Onu yazmasaydı ben yanana kadar pişirir renginden anlamazdım.

Dün de  Vedat’ı doğduğu eve yolcu ettim. Bol bol anne yemekli, kardeşli, yiğenli, huzurlu bir tatil onu bekliyor. Hem çabuk geçsin hemen gelsin istiyorum hem çok dinlensin iyice içine sinsin : )

Güzel bir hafta olsun !

 
4

Sel

Posted by Zeya on Sep 11, 2009 in Uncategorized

Derenin intikamı böyle oldu.

Zonguldaktan yağma için otobüs kalktı.

Sele kapılıp ölenler suçlandı.

Deprem korkusuna bir de sel korkusu eklendi.

Güneş açsın hava biraz ısınsın hepsi unutulur.  Önlem almaya hiç gerek yok.  Balık hafızayız ya hiç olmamış gibi yaparız unuturuz olur biter.

Son günlerde okuduğum en çarpıcı sel yazısı için bir tık…

http://www.tamercebi.blogspot.com/

 
14

Eylül, Kitaplar ve İçimdeki Tadilat

Posted by Zeya on Sep 8, 2009 in Uncategorized

Koltuğa kıvrılıp bir sürü kitap okumayı özlemişim. Son bir haftadır akşamları  evde neredeyse TV ve bilgisayar açmadan kitaplara gömüldüm. Arada çaydan bir yudum alıp  okumaya devam ediyorum.

Bu aralar içimde tadilat varmış gibi hissediyorum. Birşeyler yerine oturuyor birşeyler yenileniyor birşeyler değişiyor arka planda bense Afrika’dan Londraya uzanan bir hikaye okuyorum.Daha çok içime daha az dışıma Eylül günlerini seviyorum.

Beklediğim iyi haberleri de alınca herşey güzel olacak  zaten hep olduğu gibi…

 
9

İstanbul Turu

Posted by Zeya on Sep 3, 2009 in Uncategorized

sultanahmet

 

Dün akşam çoluk çombalak konu komşu Erenköy Tren istasyonunda buluştuk. Haydarpaşa trenine atladık ve oradan motorla ver elini Eminönü.  Mısır Çarşısı toplanırken hızlı bir tur atıp  iftara üst katında bulunan pandeli ‘ye gittik. Asıl plan Hamdi’ye gitmekti ama sabah rezervasyon için aradığımızda sadece tek masa kalmıştı o da duvara bakıyordu.  Pandeli’nin yemekleri özellikle beğendisi çok güzeldi. Hiç birşeysiz güllaç hepimizi şaşırttı ama ikram edilen badem kurabiyeleri muhteşemdi. Pandeli’nin sakin ortamında manzaraya karşı yemeğimizi yiyip ver elini Sultanahmet yaptık.

Sanırım bütün İstanbul da öyle yapmıştı. Kalabalığa rağmen çok keyifliydi.  Közde Türk Kahvesi keyfi yaptık. Ufak dükkanlara girip incik boncuk karıştırdık. Yorulan anneyi bir banka oturttuk döndüğümüzde kendine yeni ahbaplar bulmuştu bile. Annemin bu özelliği enteresandır denize girer 3 ahbap edinir öyle  çıkar. Mutlaka da ortak tanıdıklar çıkartır, çember gitgide büyür.

Gece yarısına doğru bütün vapurları kaçırıp ama ila vapur inadı yapıp Beşiktaştan motora atladık. Tüm toplu taşıma araçlarını kullanarak  eve vardık.

Tavşanın çektiği niyetten çoook para kazanacağım çıktı. Ama aptal arkadaşlara kanıp parayı harcayacakmışım. Keyifle harcıyayım güzel anıları kalsın en azından :)

Ben trene binmeyeli 10 sene belki de daha fazla olmuştur. Evimiz istasyona 3 dakika olsa da tren genelde en son akla gelir. Küçükken bütün mahalle trene doluşup oraya buraya giderdik. Hatta bir keresinde İstasyonda karşılaştığımız yumurta almaya diye evden çıkan Selma Ablayı elinde yumurtalarla kapalı çarşıya götürmüşlüğümüz vardır. Bana pembe bebek arabası alındığı gündü o gün. Nedense tren diyince hep o geri dönüş yolu yumurtalar ve pembe bebek arabasıyla trene binişimiz gelir aklıma.

Related Posts with Thumbnails

Copyright © 2010 zeya All rights reserved. Theme by Laptop Geek.