Facebook Twitter E-mail RSS
 
 
Home » 2009 » November

Archive for November, 2009:


Bayram Hazırlıkları

  Ben mutfağa düştüm ya apartmandakilerden bayram beklentileri çoğaldı. Onların beklentilerini boşa çıkarmamak lazım.  Yarın hazırlıklara başlansın. 4 günlük bayrama 4444 plan yaparak bir rekora imza attım. Hem eve misafir gelsin hem çok gezilsin hem de sakince kitap okunsun hem de bunların hepsi bol bol yapılsın planları yapıyorum. Sonra içimden bir ses diyor ki plan

(More)…

Flashforward

  Hafta sonu Ebru’nun doğum günü kutlaması ile başladı. Okay’ın makarnası eşliğinde  bol bol kahkaha. İyi ki doğmuş Ebru !!  Miray büyüsün onu  uyutup yaptığınız bu partileri birbir anlatacağım :):):) Ben bu ara mutfakta yaşıyorum.Sanırım mutfağa girmediğim arayı kapatıyorum. Kek kurabiye derken fırın yemeklerine taktım kafayı. Cumartesi günü fırının önünde Vedat’ın fırın torbası patlayacak hepimiz öleceğiz

(More)…

Kırmızı

  Her gün 2 defa geliş ve gidiş olmak üzere önünden geçtiğim vitrinde şu yukardaki çaydanlığı görmeyip Haydins‘in blogunda gördüm  ve illa benim olmalı diye vitrine burnumu dayadım. Biev’e ilk gidişimde kalmamıştı bir sonraki gidişime getirmişler.  Kırmızı mutfakta kırmızı inek yerini aldı. Bu aralar tarçına taktım. Evde tarçın kokusuna bayılıyorum. Tarçınlı mumlar yetersiz kaldığında kurabiyeler

(More)…

Tek ve Tek Başına

Demek ki ömrümü boşa geçirmemişim!   Dün akşam Ayşe Kulin’in   Türkan Saylan’ın hayatını Tek ve Tek başına Türkan kitabını bitirdim. Bir çok yerinde gözyaşlarımı tutamadım. Ne çok insanın hayatına dokunmuş Türkan Saylan ne çok kişinin hayatını tamamen değiştirmiş.  Kitabın sonlarına doğru yukarıdaki cümleyi okudum öylece kalakaldım. Hayatının sonunda bu cümleyi kurmak kaç kişiye nasip olur

(More)…

Seviyorumlar

  Starbucks’ta kırmızı yılbaşı bardaklarını görüp bir de dışardaki havaya bakıp şaşırmayı, Kasım güneşinin vurduğu salonda  kahvaltı yapmayı, Cafe Fernando’nun tarçınlı kurabiyesinin herkes tarafından sevilmesini, Vedat’ın pencerelerin altına su gelmesin diye kale kurmasını, sabah işe gelirken yerlerin sapsarı yapraklar olmasını, Gülten Hanım’ın demlediği tarçın çayının kokusunu, evdeki tüm giysilerin üzerime en az 1 beden büyük

(More)…

10 Kasım

Sandığımızdan daha kalabalığızdır belki de. 29 Ekimler  10 Kasımlar bunu görmemizi sağlıyor.  İçimizdeki Cumhuriyet aşkını bitirmeye çalışanlara inat daha da güçleniyoruz. Yürüdüğümüz yol umutsuzluğun, endişenin yolu değil aydınlık bir geleceğe  kararlı adımlar atacağımız upuzun bir yol.  Atatürk’ün ve Silah arkadaşlarının ilerinden yürüyeceğimiz nice 10 Kasımlara …

Te quiero Barselona

  Güneşli ve rengarenk bir Barselona karşıladı beni bu sefer, Vedat’ı bak burası şu burası bu diye her yere çekiştirmeye izin verdi hava şartları. Sürekli yürüdük çiçekli kaldırım taşlarında. Bir sürü yedik içtik. Sangria içtikçe İspanyolcam daha da akıcı hal aldı. İçimde hep bu müzikle zıp zıp dolaştık. Rengarenk geçti Barselona çiçekli, keyifli ,aşk dolu bir

(More)…

Rengarenk

  Ben döndüm hem de rengarenk.  Biz yokken İstanbul’a kış gelmiş kaloriferler bile yanmış. Gelir gelmez  kaldığım yerden işe güce daldım. En kısa zamanda en süperinden bir Barselona yazısı yazılacak.  Cafe Fernando’nun son tarifi yapılacak, evin pencerelerinden sızan yağmur suları için köpüklü dolgu maddesi alınacak. . .

Related Posts with Thumbnails
 
© zeya
credit