Starbucks’ta kırmızı yılbaşı bardaklarını görüp bir de dışardaki havaya bakıp şaşırmayı, Kasım güneşinin vurduğu salonda kahvaltı yapmayı, Cafe Fernando’nun tarçınlı kurabiyesinin herkes tarafından sevilmesini, Vedat’ın pencerelerin altına su gelmesin diye kale kurmasını, sabah işe gelirken yerlerin sapsarı yapraklar olmasını, Gülten Hanım’ın demlediği tarçın çayının kokusunu, evdeki tüm giysilerin üzerime en az 1 beden büyük
(More)…






12 Comments » 
