
Hani filmin ortasında bir anda filmi çözersiniz ya öyle bir şey oldu bana bu sene. Durup kendi içime bakmayı ve gördüğümü sevmeye başladığım bir yıl geçirdim. Sanki hayatın yeni bir kanalını keşfettim de sadece geriye görüntüyü netleştirmek kaldı gibi.
Böyle zıp zıp rengarenk olduğuma bakmayın benim en zorum kendimedir, bazen de Vedat’a. Ehh ailedekilerde zaman zaman nasiplerini almışlardır.
Fark ettim ki ne çok illakilerim, olmazsa olmazlarım , meli malılarım, enlerim varmış. Ne çok etiket kesmişim kendime, bir sürü kalıp çıkartmışım sonra onlara uyacağım diye oramı buramı en çok da kafamı sıkıştırmışım. Hala da ucundan kenarından devam ediyorum ya neyse.
Kendi kulvarımda ilerlemek başarıymış onu çok iyi anlamışım. Etraftaki kulvarlara takılmak yerine suyun keyfini almak ve içten bir kahkaha atmakmış yarışı kazanmak.
Etraftan ölçü almak yerine kendi ölçümü kabul edip sevmeyi ve ne güzel yapmışım demeyi öğrenmişim en güzelinden.
Planları kenara bırakıp geldiği gibi yaşayınca her şeyin daha keyifli olduğunu , zaten ne kadar plan yapılırsa yapılsın her şeyin zaten geldiği gibi yaşanacağını anlamışım ama unuttuğum anlarda olmuş. Olsun bir kere anlamışım ya elbet uygularım.
Sipsivri köşelerim yumuşamış biraz daha. En doğru benim doğrumları, kesin kararları, ölsem yapmamları bırakmış dilim. Öyle güzeller, zamanı gelince düşünürüzler, İnşallahlar, kısmetseler takılmış dilime. En sinir olduğum bakarız bile iyi gelmeye başlamış zaman zaman. Bu kısımda Vedat’ı daha iyi anlayıp daha çok sevmişim.
Hayat beni bir yaş daha büyütürken bir çok güzel an yaşatmış zıp zıp zıplatmış , kötü anlar da olmuş içimi burum burum buran . Etrafımda muhteşem insanlar olmuş hep. Hepsi birlikte beni ne güzel yapmış. İyi ki herşey tam olduğu gibi olmuş. Ben iyi ki doğmuşum.