Facebook Twitter E-mail RSS
 
 
Home » 2010 » January

Archive for January, 2010:


Hafta Sonu

Miss gibi bir hafta sonu istiyorum. Kafamdaki bütün planların yapıldığı, bütün soru işaretli cümlelerin noktalı cümlelerle tamamlandığı, listelerin üzerine birbir çizik atıldığı. 1,5 güne tüm bunlar  sığar mı ? Evet evet sığar :):)

Ankara

Pazar sabahı bembeyaz İstanbul’u arkamızda bırakarak çıktık yola. Yol durumu ile ilgili endişelerimiz Ferhan Abi tarafından giderildi. Bembeyaz ve açık bir yolculukla 4 saatte Ankara’ya vardık. Kaldığımız öğretmenler evine yerleşir yerleşmez şubat sonu 105 yaşına girecek büyükanne’nin kardeşi Leman Teyzeyi görmeye gittik.  Karşımda büyükanneyi görmüş gibi oldum içeri girince. Yaşına  göre oldukça iyiydi,  hatta bizi

(More)…

Kar beklentisi

Yıllardır İstanbul’a kar yağsın her yer bembeyaz olsun diyen ben. Pazar günü kar yolları kaparsa ya Ankara’ya varamazsak diyen, zincir, çekme halatı, takoz toparlayan yine ben. Bu ne yaman çelişki böyle….

Geç kalmış bir yılbaşı partisi

Dün akşam bütün kızlar toplandık. Nalan, Ebru, Lale Abla ve Zuz. Önce Nalan’la mutfakta şizofrenik sohbetler eşliğinde yemek yaptık. Sonra diğerleri geldi. Akşamın erken saatlerinde hep bir ağızdan konuşmaya ve gülmeye başladık gece yarısını devirdik. Uzun zamandır bu kadar gülmemiştim.  Gecenin incileri hep Ebru’dan geldi. Zuz Ebru’nun açıklamaları karşısında şoka girdi  dürtmemiz bile kar etmedi.  Nalan tüm uğraşlara

(More)…

Öylesine

Tembelim bu aralar ama yazma tembeli yoksa  günler dopdolu geçiyor. Haftaya maaile Ankara’ya gidiyoruz. Çocukluğumda trene doluşup gittiğimiz gibi. Bir sürü plan var. 3 güne hepsi sığar mı acaba? Abim bir alt yazının yorumunda gezinin üzerime düşen görevlerini belirlemiş bile. Çok çalışmam lazım çok :):) ps: Yukardaki resmi pazar akşamını unutmamak için koydum. O  fon

(More)…

Büyükanne Günü

Bugün büyükanne günü. akşam annemde onu onun yemekleriyle anacağız. Büyükanneyi hiç görmemiş Metehan bile büyükanne yemeklerini bilmesi, lavanta kolanyası görünce büyükanne kokusu demesi   sevgi dolu bir hayat geçirenlerin ölümsüz olduklarını düşündürüyor bana. Gözlerimi kapasam soba üzerindeki mandalina kabuklarının koktuğu o ahşap eve gidip büyükanneyi buruşuk yanaklarından öpüp seni çok özledim diyebilsem, keşke…        

Hafta başı

Sabah kış başlamıştı öğlen güneş pırıl pırıl açtı. Hava günlük 10 derece oynamalarla ilerliyor benim giyinme  üşüme ayarlarım karışıyor. Yine de pırıl pırıl güneşi seviyorum. Gıda zehirlenmesi sonrası miğdem kendini toparlayamadı. Hep bir bulantı hali. Artık doktora gitmek şart oldu.  Üşenmemek gerek. haşlanmış patates, tost ve makarna dan ayrılınca hep bir kendini dışa vurma başladı.

(More)…

İyi ki varsın Blog

Published on January 8th, 2010 by in Uncategorized

Bu blog olmasaydı:  masamın üzerine çocuklaçocuğun gönderdiği uğurböceği işlemeli defter olmazdı ben de ona bakıp bakıp gülümseyemezdim. Çınar’ın gönderdiği melek kart tutacağına bakıp aklıma 2010 için dilediğim dilekleri getiremezdim. Yine yüzümde bir gülümseme eksik kalırdı. Dün akşam 5 dakikada ordamısın burdamısın planları yapıp Palladium’da Ebru ve Zuz’la buluşamazdık. Birbirimizi bir elin parmakları kadar da görsek

(More)…

2010′a başlarken

Published on January 6th, 2010 by in Uncategorized

2010′un 6. gününe geldik bile… Bu yılbaşına besin zehirlenmesi nedeniyle çok detoks girdim.2009′un son günü içimi tamamen boşalttım. Tüm negatiflikler gitmiştir inşallah.  2010 ‘da patates, makarna ve tost harici nadir şeyler yedim.  İçilen kahve sayısı sıfır. Bu bir bağımlılığın sonu mu acaba? Evde halsiz ve miğde bulantılı otururken örgüye başladım. Rengarenk battaniyemi bu kış kullanmak

(More)…

Az sonra…

Published on January 4th, 2010 by in Uncategorized

Okunmuş kitaplar, 2010 beklentileri ve yepyeni mmaceralarla  burada olacağım. Mutlu yıllar…

Related Posts with Thumbnails
 
© zeya
credit