2010′un 6. gününe geldik bile…

Bu yılbaşına besin zehirlenmesi nedeniyle çok detoks girdim.2009′un son günü içimi tamamen boşalttım. Tüm negatiflikler gitmiştir inşallah.

 2010 ‘da patates, makarna ve tost harici nadir şeyler yedim.  İçilen kahve sayısı sıfır. Bu bir bağımlılığın sonu mu acaba?

Evde halsiz ve miğde bulantılı otururken örgüye başladım. Rengarenk battaniyemi bu kış kullanmak en büyük hedefim. İş yerinde masanın altında örsem anca yetiştiririm. Artık ev gezmelerine elimde örgü sepetimle gidebilirim. Süslü misafirlik terlikleri de mi alsam acaba?

Vedat benim ördüğümü gördüğünden beri pek şaşkın. Bu işi abartıp ona takım elbise örmemden ve sıcak sıcak giymezse küseceğimden biraz tedirgin.

4 gün evde koltuk üstünde televizyona bakıp arka planda hayatı düşünerek geçirdim.  Kendimle ilgili neler keşfettim neler. Bir de koltuk üstü Tv karşısı anlarında Eternal sunhine of a spotless mind (böyle miydi bu filmin adı) filmini tekrar seyrettim. Silmek istediğim anılarım var mı diye düşündüm. Olmadığına karar verdim.

Sonunda yıllardır istediğim Osmanlıca’ya başladım. Kelimenin başında sonunda ortasında , noktalar şekiller şimdilik bilmece çözer gibi gidiyor. Ama çok zor. Atatürk’e harf devriminden dolayı şükretmeyi unutmamak gerek.

Bir sürü gezme var bu yıl planda. İş için, keyif için bir dolu.

2010′a dair çok planım var. Umarım umutlarımı boşa çıkartmaz. 2009 farklı duygular öğreterek buruk gitti. 2010 onları unutturmadan telafi etmesi en büyük isteğim.

Yaşasın 2010 :)

Related Posts with Thumbnails