Facebook Twitter E-mail RSS
 
 
Home » 2010 » February

Archive for February, 2010:


Çelişki

Mart geldi bile. Ne zaman geçti 2010′un ilk iki ayı çığlıkları atsamda takvimsel olarak pazartesi itibarı ile bahar başlıyor. Ülkem en karanlık ben en ışıl ışıl günlerimi yaşıyorum. Sürekli bir çelişki. Sanırım bizim kuşağın ana duygusu çelişki, ya da benim çevremdeki yaşdaşlarımın. Nil Karaibrahimgil Vogue Türkiye’nin ilk sayısında bir yazı yazmış Walt Whitman’dan bir alıntıyla bitirmiş.”Kendimle

(More)…

Maeve Binchy

Bir gün İrlanda’ya  gidersem eğer kesin Quentin’s te yemek yemek için tutturabilirim. Brenda Brennan masamla ilgilensin ilgilenirkende yaşamımdan birşeyleri bir yerlere bağlasın isteyebilirim. Publarda kesin bir kaç tanıdık bulur. Garip ikizlerin dansını ve birbirlerinin konuşmalarını tamamlamalarını duymak için birinin eski mutfağında çay servisi bekleyebilirim. Signora ile italyanca konuşup aşkının peşinden nasıl gittiğini bir de ondan dinlemek

(More)…

Şebnem – Ferhan

Bugün Ferhan abilerin evlilik yıldönümü. Bana dikilen balon etek mavi elbiseyi giyip  görümceliğe terfi ettiğim  gün. 1988 yılıydı sanırım abi yanlışım varsa düzelt.  22 yıl olmuş off ne çok zaman geçmiş. İlk defa evlerinde kalmak  konusunda çok direnmiştim annemin eteğine yapışık bir çocuk olarak. Her akşam kalacağım diye gidip gecenin bir yarısı size zahmet olmasın çarşaflar kirlenmesin

(More)…

Kutu Kutu Pense

  Rengarenk kavanozlar, kutu kutu eşyalar, papatyalar, kırmızı mumlar ve aşk kokusu vardı bu hafta sonu evde.  Bol bol plan bol bol yeni proje de.  2010  güzel geldi hem bana hem çevremdekilere. Bir sürü mutlu gün var bizi bekleyen. Ne güzel ne güzel…

Untitled

Bağdat caddesi sevgililer gününe hazır. Süt ve yoğurt kutularının arasına kırmızı kalpler asıldı. Bir orkestra durmadan aşk şarkıları çalıyor. 4 şarkı sonra sokak müzisyenleri eşliğinde çalışmak işkence halini alıyor. Sokakta yürürken bir anlık duymak başka daimi olması başka. Geçen gün tam altımızda bir adam fasıl müziği çalmaya başladı ofiscek  fasıl programları yaptık. O sırada çalan

(More)…

Uğur Tenis Tesisleri

  Dün gece Uğur Tenis grubu ile buluştuk. Yaklaşık 60 kişiydik. Zaman makinesi diye tutturmamın sebebi bahçenin ev sahipliği yaptığı, benim isim annesi olduğum Uğur Tenis 1994 yılında kapandı ama orada kurulan dostluklar hep devam etti. Bir sürü eskilerden konuşuldu, o ne yaptı bu ne yaptı bir bir soruldu orada olmayanların kulakları çınlatıldı. Ben sabahları

(More)…

Rüzgarla Savrulan Yıllar

Vivet Çavlı’nın Rüzgarla savrulan yıllar kitabını okudum akşamları sıkıştırdığım saatlerde. Aslında okuduğum ve okumam gereken bir çok şey varken 700 sayfalık kitabı nasıl araya sıkıştırdım anlayamadım. Kitap yazarın çocukluğundan itibaren yaşamının her anının en ince ayrıntısı ile geçiyor ama kesinlikle bir roman değil. Olaylar bağlanıyor. Suadiye’de yaşamış olması, eski plajlar, bahçede yenen yemekler o kadar

(More)…

Borazan

Kara soğuğa ben aldırmasam da vücudum aldırıyor. Sesim borazan gibi takır takır  öksürüyorum ama hiç durmuyorum.  Şubat bir başladı tam başladı.  Salı günü annemin peşine takılıp işi kırdım. Topkapı Sarayındaki İran Medeniyetleri Sergisine gittik. Ne kadar zengin bir kültür.  Muhteşem eserler sergileniyor. Bir kısmı İran’dan gelmiş bir kısmıda Türkiye’deki müzelerden. 10 bin yıllık tarihe bir yolculuk yaptık

(More)…

Haftasonu hafta sonu

  Hafta sonu  mızmızlığım Vedat’ın çekme halatı ile gelip seni bugün ancak bunla çekebilirim demesiyle bitti. Sonrasını keyifli bir hafta sonuna bıraktı.  Yapılması gereken herşey itinayla yapıldı. Listenin maddelerine çizikler atıldı. Hatta bonus olarak ileriye dönük bir hafta sonu tatilinin rezervasyonları bile yapıldı. Yarın kar geliyormuş. Hazırlıklarımız tam. Bu sefer karda yürüyüş yapma, sıcak salep içme

(More)…

Related Posts with Thumbnails
 
© zeya
credit