Dün gece Uğur Tenis grubu ile buluştuk. Yaklaşık 60 kişiydik. Zaman makinesi diye tutturmamın sebebi bahçenin ev sahipliği yaptığı, benim isim annesi olduğum Uğur Tenis 1994 yılında kapandı ama orada kurulan dostluklar hep devam etti. Bir sürü eskilerden konuşuldu, o ne yaptı bu ne yaptı bir bir soruldu orada olmayanların kulakları çınlatıldı.

Ben sabahları top sesiyle uyanmayı, sabah 9 akşam 12 hep açık havada olmayı, tüm yemekleri bahçede yemeyi, her daim eğelencenin içinde olmayı, hiç bir yere gitme ihtiyacı hissetmemeyi, tam çizginin üzerine düşen topları, klubün içinde şömine karşısında oturmayı, kırmızı minderleri ve masa örtülerini, Kenan’ın köftelerini, yeni açılan tenis topu kokusunu özledim. Aslında belki de özlediğim tek derdimin tatilin bitmesi olan o akışa bırakılmış çocukluk günleri kimbilir.

Yukarıdaki resim abimin bir arkadaşı tarafından helikopterden çekilmişti. Annemin itinasıyla hiç ağaç kesilmeden yapılan apartmanlar sayesinde hala yeşiller içinde bir bahçemiz var. Hadi yaz gelsin bahçeye upuzun sofralar kurulsun. Hem plan yaptık bir sonraki UTT buluşması bizim bahçede olacak…

Related Posts with Thumbnails