Archive for the ‘Uncategorized’ Category

Bu

Friday, July 9th, 2010

 

Ağa takılmış balık gibi çırpınmak dünün deyimi bu.

Anneler kızları kaç yaşına gelirse gelsin hep endişelenmeye devam mı edicekler. Küçük  kızlar hiç büyümeyecek mi? Günün düşüncesi bu

Akşama Deniz’in bekarlığa veda partisi var Nahide yağmura karşı önlemlerini almış. Eller havaya yapacağız kızkıza günün eğlencesi bu

İçimde çok içimde bir yerlerde bugün birşeylerin miladı olduğu düşüncesi var. Günün heyecanı bu.

Sabahın körü çalan bir telefon ve fısır fısır konuşulanlar var. Günün gülümsemesi bu.

Fısıltı

Monday, July 5th, 2010

Nil Karaibrahimgil’in fısıltı yazısını okudunuz mu? Nalan sen de okudun mu? Nedense okuduğumda en çok sen aklıma geldin de :):)

2′ye bölünmüşlük

Thursday, July 1st, 2010

2 ye bölünmüş gibi herşey bugün. En çok da başımın bir yarısı arka fonda ağrılı. Sabah hisseder hissetmez apranax aldığım için sanırım ağrı ilerlemedi. Birazdan power plate de iyi bir  titrersem ağrı mağrı kalmaz. Kan dolaşımını arttırdığı için migrene iyi geliyor diye düşünüyorum. Bu benim fikrim tabii.

2′ye bölünmüş kafaya iyi gelen en iyi şey yolculuk planları yapmak. Çok gezmeli bir mevsim var önümde. Tatil için, iş için hafta sonluk  mutlu bir olaya şahitlik etmek için  yine iş için bir sürü bir sürü bavul planı var.

Amazondan kitaplarım geldi.Evden hiç çıkmadan okumak istiyorum.  Kitaba dalarsam eğer içimde sorular soran canavar belki susar didiklemez orta yerinden hayatı. Otuzlu yaşların ortasında mı en çok didikliyor insan hayatı?

Bir de içimi pırıp pırıl yapacak gazete haberleri okumak istiyorum. Her haberde içim kararıyor. Atışmaktan ülkeyi yönetmeye nasıl zaman bulduklarını merak ediyorum. Bu kadar basit olmamalı içim sıkılıyor kafam biraz daha ağrıyor.

Herşeye rağmen Temmuz’un gelmesine seviniyorum. Belki yaz da geldiğini fark eder. Kimbilir???

Salı Mırıldanmaları

Tuesday, June 29th, 2010

Terzi kendi söküğünü dikemez misali  bir takım geç planlamalar yüzünden tatil planlarımız  değişti. Normalde sinirden çatlayacak ben bir sakinlikle herşeyi kendi haline bıraktım. Bir anda tüm program altüst oldu ama sonrası  çok da güzel oldu. İzin verince tutturmayınca diretmeyince su yolunu buluyor.  Bunu hatırlamak için parmağıma pembe kurdele mi bağlasam? 

Pazar akşamı İzmir’den İstanbul’a son transferimiz Ebru’nun evine gittik. Ne güzel yerleşmiş. İstanbullu olmuş bile. Çok sevindirici. Yine bir ağızdan 1000 konu bir arada konuştuk planlar havada uçuştu. Yüzümde kocaman bir gülümseme ile eve döndüm. Nalan bu cümle senden :):)  Gecenin resimleri Lale abla’da

Bu aralar geceleri yatmak bilmiyorum. Sabahları uyanmak iyice zorlaşıyor. Her akşam eve erken yatacağım sözleri ile gidiyorum. Hava da kapalı olunca tüm gün yorgan yastık hayalleri kuruyorum.Ama eve gidince uyumak yerine türlü aktiviteler buluyorum kendime. Güneş açsın kendime geleceğim.

Haftada 2 gidilen powerplate’i 3 ‘e hatta 4′e çıkarsam sonra üzerine de bir sahil yürüyüşü eklesem isteklerim var ama beynim ne pişirsem  ne yesem diyor. Buna da güneş lazım ki titreyip kendime geleyim.

Bugün Sed bir yazı yazmış. Bu sabah uyandığımda en olmak istediğim kişi bendim cümlesine takıldım.Bu cümle sabahtan beri aklımın içinde oradan buraya dönüyor duruyor.  Kendimizi sevdikçe mi kabul ediyoruz yoksa  kabul ettikçe mi seviyoruz ???

Sonunda

Friday, June 25th, 2010

Sonunda yeni yazı yazıyorum.

Dün sonunda  göz doktoruna gittim gözüme bir ilaç sıktı sağ gözbebeğim portakal kadar oldu. Bir süre bulanık gördüm sonra kendine geldi. Bir süre Van kedisi gibi gezdim gözlerim farklı renklerde.

Sonunda Aşk ı Memnu bitti. Dün gece tüm geyiklerle izledik. Bana en çok Firdevs Hanım dokundu. Koskoca hiç birşeyden etkilenmeyen Firdevs Hanım. Dün gece Vedat’a Bihter İntihar etti dedim iyi etti cevabını verdi :):):) Sanırım çaktırmadan izliyordu ve Bihtere sinir oluyordu.

Bu sene hiç bir konsere heveslenip bilet almayacağım sadece kendime değil çevreme de zarar. Hep yağmur iptali oluyor. Sonunda kös turizm eve dönlüyor heves kursaklarda kalıyor.

Sonunda Temmuz düğünlerine kıyafet macerası bitti. Şimdi ayakkabı peşindeyiz.

Sonunda yağmurlar bitti ve yaz geldi  cümlesi kurabilecek miyiz acaba????

Bir gece

Monday, June 21st, 2010

Acaba diyorum terörün bitmesinde karar mekanizması olanlar  bir geceyi  sınır karakolunda geçirseler yada gözlerinden sakındıkları sevdiklerini  bir gece bir sınır karakoluna bıraksalar  tek bir gece herşey farklı olur mu? Fazla değil tek bir gece yaşananlar çözüme ışık tutar mı?

Bebek & Çocuk

Friday, June 18th, 2010

Bebekler ve çocuklar kıyafetlerinin bir çoğunu giyemeden birden büyürler ya. İşte o elde kalan kıyafetleri ve eski işinden gelen tecrübe ile yepyenileri de bulup çıkartan ve çocuklar ve bebekler için muhteşem koleksiyonlar yapan biri var.  Şimdilik sadece facebook üzerinden satışlarını sürdürüyor.Eminim çok yakında farklı sanal ortamlara doğru büyüyecek. Çok uygun fiyatlara bir çok parça alabiliyorsunuz. Hem de  facebook sayfasına hayran olanlara çeşitli sürpriz hediyeler de var.

Daha fazla yazmadan hem bağlantıyı veriyorum hem de Gamze Abla’nın kendi yazısından tanıtımını yazıyorum…

  ÜRÜNLERİM 1.KALİTE-SIFIR-KULLANILMAMIŞ ***OĞLUMUN BAZI MARKALI TEMİZ ÜRÜNLERİ HARİÇ***GENELDE MARKALARDAN OLUŞAN VE EN ÖNEMLİSİ ÇOK UYGUN FİYATLARA SUNULMUŞ ZENGİN ÇEŞİTLERDEN OLUŞMAKTADIR….MUTLAKA İNCELEYİN…

2. el marka bebe & çocuk ürünleri

Siparişlere benden selam eklemeyi unutmayın :)

Mutlu Cumalar

L.O.V.E

Tuesday, June 15th, 2010

Dear Jenna; Thanks again for the love letters. Finally here comes the photo.

Etsy’den Tuckerreece’den aldığım love harflerin resmi sonunda burada yerini aldı. Şimdiki düzenlemesi farklı olsa da bu da fena olmamış. 1 günde 2 post  geldi. Eski hızıma ulaşıyor muyum ne? Bİr de Jenna’nın bir de harika bir bloğu var.  tıklayın bakın.

Hafta Sonu

Tuesday, June 15th, 2010

Cuma günü At yarışı sonrası kendimizi Kadıköy Çiya’ya attık. Metehan yine Çin yemekleri yedirmesin halam bize diye söylendi ama kebaplara gömüldü. Bilumum otlardan oluşan salata tabağı muhteşemdi. Ama en son sofraya gelen tahinli kabak tatlısı finali yaptı.

Cumartesi günü ise Nalan ve Ebruyla buluştuk. Bol kahkahalı bir öğleden sonra geçirdik.  Yine 1001 plan yaptık.  Bloglardan tanıştık ama 2 side artık yazmıyorlar. Bİr Lale Ablayla ben kaldık yazan bende de bir yavaşlama var ama Lale abla tam gaz devam. 

Dün Lale Abla’nın doğum günüydü ama bir türlü ulaşamadım kendisine.Zaten aramızda bir iletişememe durumu var. Benim maillerim ona çok geç gidiyor ya da hiç gitmiyor.  İyi ki doğdun diyemedim şöyle canlı canlı.

Cumartesi akşamı futbol menüsü eşliğinde dünya kupası heyecanı yaşadık. Benim maç seyretmem 15 daikika sonrası cıvıtıyorum. Sorularımla boğduğum için kitabıma çekiliyorum. Herkes mutlu oluyor. Böylece uzun zamandır elimde sürünen İmkansızın Şarkısı kitabını bitirdim. Japonların iç dünyasını, gençlerin günlük yaşamlarını ve hayata değişik bir pencereden baktırdığı için Haruki Murakami’nin kitaplarını çok seviyorum. 

Pazar günü benim haftalar süren piknik hevesim son dakika da az hazırlıkla Caddebostan Sahilde gerçekleştirildi. Evden nereye gideceğimizi bilmeden çıkıp orası burası dedik ve kendimizi orada buluverdik.  Haftaya havuzlu denizli piknik planlarım var yaşasın.

Hafta sonunu Deniz ve Melisle cadde de bitirdik. Denizin yeni bir hayat kurma telaşını  evine her aldığı eşyada duyduğu heyecanları ve gözlerinin hep  pırıl pırıl olmasını çok seviyorum. Bu pırıltı daha da artarak  hep sürsün İnşallah. 

Eve geldiğimde hafiften başlayan migren gitgide ağırlaştı.4  saat kafamın ağrıdan uyuşarak ve ha şimdi geçecek diyerek bekledim. Ne zaman  bitti ben ne zaman bayıldım bilmiyorum ama sabah ağrısız başım çok  bir hafifti. Uyanır uyanmaz pek iyi  geldi.

Bir hafta sonu da  işte böyle kayıtlara  geçti.  Mutlu haftalar herkese …

Lavanta

Thursday, June 10th, 2010

 

 

Etsy’den istediğim L O V E harfleri geldi. Evde sevgiyi koyacak yer buldum. ama  her seferinde love göreceğimi sanırken VED görüyorum. Birisi o ve l den d imal edip imzasını atıyor.

Yarın yine at yarışı var.  Tüylü tüllü şapkayla gitme hayallerim hala var.  Ama annem kızar.

Sonunda güneş açtı. Yaz birden geldi. Plaja gidesim bomboş denize bakasım var.

Dün Deniz’in gelinlik provası vardı. Prensesler gibi  oldu.  Bayıldım bayıldım.

Dün akşam Metehan’ın ortaokul mezuniyet balosu vardı. Çok çabuk geçti ne zaman büyüdü daha dün ben mezun olmuşum gibi. Ben yaşımı ne zaman kabul edeceğim ya da hiç edecek miyim?

ps: Yine değişim rüzgarları esti bu sayfada ama hala tam istediğimi bulamadım. Yine eskiye döner miyim bilinmez.

Related Posts with Thumbnails