Facebook Twitter E-mail RSS
 
 
formats

Geldim geldim

Geldim ben ama kendime bir türlü gelemedim. Çok yoğun bir haftaydı. Önce Milano’da bir sürü toplantı vardı. Yine de birazcık gezecek vakit buldum. Tüm dünyadan gelen bir çok okul yetkilisi ve eğitim danışmanı ile  görüşme imkanı buldum. Hatta en başarılı 4 acentadan biri olarak panele konuşmacı olarak bile katıldım. Hem kendi açımdan hem Türkiye isminin duyulması açısından çok gurur vericiydi.  Milano’daki son akşam ödül gecesi vardı.  Başarılı bir seneden sonra ofise ödül ile dönmem sevinç yarattı.

Toplantının 2. yarısı İsviçre’nin Bulle şehrindeydi. İtalyan tasarım okullarından sonra benim için çok yeni bir alan olan İsviçre’nin ünlü otelcilik okullarının temsilciliğine ilk adımdı. Bol bol yenilik var bu sene. İsviçre’de yılın ilk karını gördüm. Uzun zamandır bembeyaz bir sabaha uyanmamıştım. Karın tadını çıkartamasam da uzaktan izlemek de keyifliydi.

Dönüş yaklaşırken keyfimi kaçırıcı haberler alsam da bugün herşey yoluna girdi.  2012 güzel gelecek İnşallah. Hepimiz için herşey çok güzel olacak.

 
formats

Sevgili Blog

 

Canım blog,

bugün 36 yaşına girdim. İçimde nedenli nedensiz bir sürü mutluluk var. Bu pırpır hep sürsün istiyorum.  Sana daha çok vakit ayırmak istiyorum ama yine bavul yine yol var. Sadece yeni yaşıma mutlu girdiğimi bil istedim. Öpüyorum 

Zeya

 
formats

Konu başlıkları

 

Son durumum şudur…

Evdeki tadilat: Neredeyse bitti. Temizlik ve yerleşme bir de  dolap kulpları kaldı. Ev genişledi büyüdü. Bu sene duble mutluluk getirsin bu büyüme.

Seyahat: Tatilden geldim iş gezisine gidiyorum. Yine İtalya hep İtalya biraz da İsviçre. Floransa ve Roma’da Elçinle harika günler geçirdik.  Firenze aşıklarına bir kişi daha kattım. Mutluyum gururluyum. Hafa sonu Milano  ve Lozan’a doğru yola çıkıyorum. Çok gezmekten değilde bavuldan giyinmekten sıkıldım. Hala beceremiyorum.

Kırmızı Mutfak: Evdeki tadilat nedeniyle bana tek mecra mutfak kaldı. Orada yedik, içtik oturduk. Sürekli pişti taştı kaynadı. Bir sürü tarif denendi. 

İş hayatı:  Ofisin ben yokken çok sessiz olduğu söylendi. Bu bir şikayet miydi yoksa bir sevinç mi anlamadım. : ) Bir sürü yenilikle yeni yıla giriyoruz. Hepsinin sonu güzel olsun.

Kutlamalar: Bu hafta bir sürü kutlama var. Doğum günüm, Vedatla 10. yılımız. Lakin o gün ben uzaklarda olacağım ama bu kutlama yapmaya engel değil.

Suçluluklar: kitapokuyankız orada öylece beni bekliyor. Okuyorum ama yazamıyorum ya. Çok küsüyorum kendime. Bİr de spor yapamıyorum. Deli gibi yiyorum ya. O ayrı suçluluk. Yeni yıl yeni rejim…

Yine  geleceğim, resimli geleceğim. Çok anlatacağım var. Çok yazacağım var. Şimdilik bu kadar. Işıl ışıl bir Aralık olsun…

 

 

 
formats

Tadilatta Son Düzlük

Dün son yapı market döngümüzü tamamladık. Sanırım usta peşinde son düzlükteyiz. Benim bir sonraki kaşınmama kadar evdeki sandalyenin bile yerini değiştirmeme kararı aldık. Ufacık görünen işler meğerse öyle büyükmüş ki. Neyse en sonunda Aralık başında tam anlamı ile yerleşeceğiz. Uğur ve Vedat yapı marketde diye bir dizi çekilse inanın çok reytingi olur. İçinde herşey var. Aşk, sevgi, kavga,  göz yaşı barışma.

Bu cumartesi taa Temmuz ayında havuz başında otururken Elçinle yaptığımız bir planı gerçekleştirmek için yola çıkıyoruz  kızkıza uzun bir hafta sonuna. Ebru’nun haklı bir yorumu var bana bu aralar ya havaalanındasın ya yapı markette diye. 2011 bitmeden iş için daha çok yolum var. Sonrası evde mutlu son olsun inşallah.

 
formats

Dönüş

Bir hafta 3 şehir 3 otel  3 okul maratonu bitti ve dün sabah evde uyandığımda bir an neredeyim ben dedim. Hep annemle dalga geçtiğim evini yadırgama olayını ben yaşadım. İşle dolu öyle yoğun bir hafta geçirdim ki.

Yıllar sonra Amerika’da olmak bir sürü anıyı da yanında getirdi. En çok Ebru ‘nun kulaklarını çınlattım.

Ben yokken  Ege bebek dünyaya geldi. Melis sayesinde Skype yolu ile olaya dahil oldum.  Ege’nin Deniz’in kucağındaki hali aklıma geldikçe yüzüm gülüyor bu aralar.

Artık Van’dan da mutlu haberler alsak, sorumlular sorumluluklarını bilse yaralar artık sarılsa ne güzel olur di mi?

 

 

 
formats

Macera dolu Amerika

Ben bu bayram evde olmaya programıştım kendimi aile vakti geçirmek için en çok da aramıza yeni katılacak bir bebeği karşılamak için. 2 hafta önce Amerika’da bir toplantının tarihleri geldi. Böylece bayram tatili Amerika’da yoğun bir programa dönüştü.  12 yıl aradan  sonra Amerika’ya gitmek beni heyecandırıyor.  Çok yoğun bir hafta olacak umarım birazcık gezmeye de zaman kalır.

Bu aralar bana en uygun şarkı gideceğim tek yer havaalanı.  İşimi eve yakın olduğu kadar beni gezdirdiği için de seviyorum galiba. Tek şikayetim bavul hazırloamaya harcanan zaman. Hala öğrenmiş sayılmam.  Hazırları satılsın istiyorum . Beden ayakkabı numarası hava durumu verelim alalım hatta kiralayalım. 

Eğer yeniden buraya gelemezsem şimdiden İyi Bayramlar !

 

 

 
formats

Play ‘e basmak

DVD bittiğinde hep aynı ezgi çalmaya başlar ya. Hani müzik devam ediyor sanarsınız ama bir süre sonra tekrarları fark edersiniz. Gidip birisi play tuşuna basar değişim başlar. İşte bazen hayat aynı öyle rutinlere bağlanıyor. Aynılığın rahatlığını bırakmak zor olsa da   play’e  basmak lazım…

 

 
formats

Selanik – Kavala

Otobüs ile Cuma sabahı çıktık yola. Anneler, babalar, kızlar oğlanlar torunlar 7 den 70′e 24 kişi otobüse yayıldık.  İlk durak Dedeağaç’ta öğle yemeği. Kabak kızartması tutkusu orada başladı. Sonra kahvaltı dışı her öğün devam etti.  Gümülcüne’de Çukur Kahve’de kahve molasından sonra akşama doğru Selanik’e vardı. Otelde ballı domates çorbasından sonra hemen uyuduk.

Ertesi sabah keyifli bir kahvaltının ardından Cumhuriyet Bayramını coşku ile kutladığımız Atatürk’ün doğduğu eve gittik. Selanik’de pembe bir köşk, bahçesinde nar ağacı. Bizimle birlikte bir grup daha vardı. Hep birlikte coşkuyla bayram kutlaması yaptık.  Sonra tüm günü Selanik’de geçirdik. 

Her yer kafe kafeler dopdolu ama rehberimiz kriz nedeniyle kafelerin ve sokakların boş olduğunu söylüyor.  Normal durumda masa bulmak imkansızmış. Yemekler damak tadımıza uygun olunca herkes diyetleri niyetleri bozdu. Sürekli yemek yedik. Otobüste ikramlardan acıkmadan yemeğe oturup çok açmış gibi saldırdık hep.

Selanik’de akşam yemekten sonra Taverna görmek istedik. Rehberimiz gençleri ve genç kalanları topladı.Annem bastonumla otobüsten inerken kalan gençlerden utandım diye diye geldi : ) Taverna doluydu oturacak yer yoktu. Ayakta dizilmiştik ki anneme birileri yer verdi. Sabah Atatürk evinde karşılaştığımız grupmuş. Bir anda masadan çığlıklar koparak annem birisine sarıldı.

Denize girip ahbapla çıkan biridir annem.  Tanıdık birini bulamasa da tanışır zaten. Bir kere küçükken   gittiğimiz bir tatili  son akşam Avusturalya’lı bir kadın, nereli olduğunu hatırlayamadığım bilr aile ve yunanlı bir aile ile sırtaki oynayarak  bitirmiştik. Annemin sarıldığı hanım 38 yıl önce ben daha yokken Ferhan abimin apandisit ameliyatında yan odada annesine refakatçi kalan genç kızmış. O dönem çok ahbap olmuşlar ama sonra birbirlerinin izini kaybetmişler. Selanik’de bir tavernada karşılaşmaları film sahnesi gibiydi.

Son sabah uzun bir kahvaltının ardından Kavala’ya doğru yola çıktık. Şehri gezip sahilde illa ki kabak kızartmalı bir yemek yedik. Kavala kurabiyelerimizi aldık ve İstanbul’a döndük. Ben Edirne’deyken Vedat Iğdır’a ailesinin yanına varmıştı. En batıdan en doğuya uzandık bir anda.

 

 

 

 
formats

88. yıl,Selanik ve dostluk

Çok tembelim çok hiç yazmıyorum. Bu sayfaya hep ilerde mutlu olacağım olayları yazmak istediğimden ve bu dönem ülke olarak mutsuz ve karanlık günler geçirdiğimizden belki yazasım yok.

Van’ı vuran deprem felaketi unutulan korkuları hatırlattı. Aynı zamanda yardım ellerinin ne kadar çok  olduğunu ama organize olma konusunda daha öğrenceklerimiz olduğunu da. Bu son olsun diyorum her felaketin ardından söylediğim gibi

Cumhuriyet’in 88. yılını kutlamanın bile fazla geldiği bir dönem. Cumhuriyet olmasaydı şimdi herkesin nerede olabileceğini düşünmesi lazım aslında.  Cumhuriyet ve bağımsızlık bize altın tepsi ile sunulduğu için önemi ve değeri bilinmiyor.  İnşallah kaybetip önemini gerçekten anlayacağımız günler görmeden silkinip kendimize geliriz.

Cumhuriyet Bayram’ını biz Selanik’de Atatürk’ün doğduğu evde kutladık bayrağımız ve İstiklal Marşı ile. Annem ve arkadaşları ile çok hoş bir hafta sonu geçirdik Selanik ve Kavala’da. Annemin lise arkadaşarı ve onların aileleri ile. Annemden bana çok şey geçiyor bunların en önemlisi dostluklara verilen önem ve emek.  Çünkü yaş ilerleyince, eşler bir sebepten gidince, çocuklar kendi hayatlarına dalınca eğer dostlarınız varsa  paylaşacak hayatın yükü hafifliyor. 

Kasım güzel günler getirsin bize. Lale ablanın babası biran evvel sağlığına kavuşsun İnşallah. Mutlu Kasımlar olsun …

 

 

 

 

 

 
comments  Comments Off
formats

İçimiz Yanıyor.

Kim verecek gencecik yaşta ölen mehmetçiklerin hesabını? Annelerinin ahları ne olacak?  Hain bir pusuda gencecik yaşta ölen o gençleri unutacak mıyız yenilerinin haberi gelene kadar?  Çözüm var mı? Daha da önemlisi çözüm isteyen var mı?

 

 

 

Related Posts with Thumbnails
 
 
© zeya
credit